Şiirimizin Gülen Yüzü: Nurettin Durman

Nurettin Durman, geçtiğimiz günlerde 'Şiir Durakları' adlı etkinlikte şiir hayatından bazı kesitleri aktardı. Şakir Kurtulmuş etkinlikten notlarını aktarıyor.

Şiirimizin Gülen Yüzü: Nurettin Durman
Şiirimizin Gülen Yüzü: Nurettin Durman Edebiyat Haberleri Editör
Bu içerik 421 kez okundu.

Nurettin Durman... 50 yılı aşkın bir zamandır şiir yazıyor. Türk şiirinin gülen yüzü... Naif yüzü... Beyaz yüzü... Çocukluğu ve gençliği sıkıntılı geçmiş olmasına rağmen yüzünden mutlu gülümseme hiç eksik olmamış. Her vakit pozitif bakmayı başarabilmiş.

Annesinin vefatı ile birlikte yeni bir hayata, yalnızlığa ilk adım atış… Üvey anne ile anlaşamadığını görünce 12 yaşında evi terk ediyor, Bingöl ve Elazığ’da çok değişik işlerde çalışıyor. Oralarda rahat olamıyor, bütün gurbet çocukları gibi İstanbul hayallerini süslemeye başlayınca 16 yaşında İstanbul’a geliyor. Çemberlitaş’ta bir berber dükkanında çırak olarak çalışmaya başlıyor. Bekarların kaldığı bir evde yaşamaya başlıyor.

Dükkanda çalışırken duygularını kağıda dökmeye başlıyor. Dükkanın önünde oturmuş yine bir şeyler karaladığı bir anda yanına gelen tanımadığı bir kişi ne yaptığını soruyor ona. Şiir yazdığını söylüyor. Güven duygusu ile verdiği cevaba kendisi de sonraları şaşırıyor. O kişi “Yahya Kemal’i okudun mu” diye soruyor, “hayır” cevabını alınca “Yahya Kemal’i okumalısın, onu okumadan şiiri bulamazsın” gibi sözler söylüyor. Bu uyarıyı dikkate alıyor ve harçlıklarından biriktirdiği parayla şiir kitapları alıp okumaya başlıyor. Çalıştığı berber dükkanını değiştirip Cağaloğlu’nda başka bir dükkana geliyor. Burada şair ve yazarları yakından tanımaya başlıyor, çoğu ile yolda yürürken karşılaşıyor olması onu şaşırtıyor.

Yazdığı şiirleri edebiyat dergilerine gönderiyor. İlk şiiri 1964 yılında Sanat Dünyası'nda yayınlanıyor. Yazmaya ve dergilere göndermeye devam ediyor. Yazdığı şiirleri çoğu dergi yayınlamıyor. Buna üzülse de şiiri bırakmıyor, yazmaya devam ediyor. 

Evleniyor ve Anadolu yakasına taşınarak Beylerbeyi’nde bir dükkan açıyor. Dükkanı sanat ve edebiyat dostlarına bir uğrak yeri oluyor ve geniş bir çevre ediniyor. Berber dükkanı olmasına rağmen ortadaki masada pek çok edebiyat dergisi, şiir kitabı ve günlük gazeteler bulunduruyor. Gelen dostları dergileri, kitapları takip edip okuyorlar ve çınaraltında çay sohbetleri başlıyor. Çalışmalarını Yeni Devir’e gönderiyor, sanat edebiyat sayfasında yayınlıyoruz biz de...

Mavera ile tanışıyor. Şiirlerini gönderiyor ama yayınlanmıyor. Aylık Dergi çıkıyor, oraya gönderdiklerini Yaşar Kaplan yayınlıyor. Ama gönlü Mavera’da kalıyor. Israrla orada şiir yayınlamak istiyor, göndermeye devam ediyor.

Cahit Zarifoğlu İstanbul’a geliyor, dükkana sık sık uğruyor fakat şiir yazdığını ve dergiye gönderdiğini söyleyemiyor. Mavera’nın editörlüğünü yapan Âlim Kahraman’a 3 şiir daha gönderiyor. Onlar da yayınlanmayınca dayanamayıp Cahit Zarifoğlu’na dergiye şiir gönderdiğini ama yayınlanmadığını söylüyor ve bundan sonra Zarifoğlu ile şiir dostluğu da başlamış oluyor. Şiirleri üzerine konuşuyorlar, bazı şiirleri yayınlanıyor, Durman buna çok seviniyor.

Dükkana gelip gidenler arasında Zarifoğlu dışında İsmet Özel, Osman Konuk, Süleyman Çelik, Yüksel Kanar, İlhan Kutluer, Mürsel Sönmez, Yaşar Kaplan, Necati Polat, Ahmet Özalp, Mehmet Akyıl, Müştehir Karakaya ve Arif Dülger ve daha pek çok şair yazar, gazeteci yer alıyor. “Düş Çınarı” çay sohbetleri halkası gittikçe genişliyor. Arkadaşları ile birlikte Kardelen dergisini, daha sonra da Düş Çınarı dergisini çıkarıyorlar.

Berber dükkanında çıraklık yaptığı bir dönemde başlayan şiir yolculuğu 52 yıldır sürüyor ve bugün 12 şiir kitabına sahip, yeni şiirler yazmaya devam ediyor, pek çok dergide şiirleri yayınlanıyor.

Nurettin Durman kelimeleriyle savaşmış bir isimdir. Haksızlıklara karşı, zulme karşı durmuş, sağlam bir duruş sergilemiştir. Her zaman iyiliği öne çıkarmış, mazlumlarla kardeş olduğunu asla unutmamış, hayır işlerini önemsemiş bir isimdir. İnsan sevgisi ile dolu gönlünden taşan aşk, duygu yüklü sözcükler yürür şiirinde.

“bir girdap yakaladı mı bırakmıyor/ bırakmıyor insanı yakasından” derken sanki hiç şikayetçi değildir şair… “önemli değil benim/ böyle mahzun duruşum” derken sanki mahzun olmaktan çok mutludur şair…

Bir gece kalp krizi geçiren hanımını hastaneye acile götürür. Onun sağlığına kavuşması için dua ederken, hastane koridorlarını şiirle doldurur ve eşine burada ‘Ayşe Zekiye Hanımefendinin Acil Durumu’ adlı şiiri yazar.

“Kadınlar, Adamlar ve Hayatlar” şiirlerinde olduğu gibi hayata dair pek çok şiir yazar; hayat şiirin içinde, şiir hayatın içindedir ona göre…

Şiirimizin gülen yüzü Nurettin Durman, 29 Ocak Cuma günü TYB İstanbul Şubesi'nde düzenlediğimiz “Şiir Durakları” adlı etkinliğimizin konuğuydu. Durman etkinlikte yukarıda özetlediğimiz şekilde şiir hayatından bazı kesitleri aktardı.

5o yıldan fazla şiire emek vermiş şair ağabeyimize hayırlı ömürler, daha nice şiirler yazması dileğiyle, onun dizeleriyle son verelim biz de: “Aşk olsun daha/ çekilecek çok çile/ kuyuya atılacak çok taş var.”

 

Şakir Kurtulmuş 

Kaynak: DünyaBizim

Nurettin Durman Şiirimizin Gülen Yüzü Şakir Kurtulmuş TYB TYB İstanbul TYB İstanbul Şubesi Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkçenin Muhafızları: Bir Kelime Seyyahı
Türkçenin Muhafızları: Bir Kelime Seyyahı
8. İstanbul Edebiyat Festivali'nde Ödüller Dağıtıldı
8. İstanbul Edebiyat Festivali'nde Ödüller Dağıtıldı