2. Erciş Edebiyat Şöleni Hakkında Bir Değerlendirme

Behçet Gülenay, geçtiğimiz hafta sonu katıldığı 2. Erciş Edebiyat Şöleni hakkında bir değerlendirme yazısı kaleme aldı. (Edebiyat Haberleri)

2. Erciş Edebiyat Şöleni Hakkında Bir Değerlendirme
2. Erciş Edebiyat Şöleni Hakkında Bir Değerlendirme Edebiyat Haberleri Editör
Bu içerik 646 kez okundu.

Erciş Edebiyat Şölenin İzleri

Van Yazarlar ve Şairler Derneği’nin düzenlediği, Van-Erciş Edebiyat Şöleni 22-23 Ekim 2016 tarihlerinde Erciş'te gerçekleştirildi. Naçizane ben de davetliler arasındaydım. İş edebiyat olunca heyecanım artar.

“akar şiir gönülden gönüle
törensiz yürüyüşlerle
bir şeylere dilim kekeme
sırasını şaşırıyor sözcükler
aynalar kırılıyor içimde
anlatmaya söz aciz kalır”


Erciş Edebiyat Şöleni için davet aldığımda tereddütsüz kabul ettim. Hem düzenlenen Ercişli Emrah Şiir Yarışması’nda bana takdim edilecek ödülü alacaktım hem de başta şiir olmak üzere edebiyatın bütün halleriyle hemhal olacaktım. Tek tereddüdüm organizasyonun nasıl gerçekleşeceğiydi, sonuçta bir ilçede ve kısıtlı imkânlarla bu şölen gerçekleşecekti. Bütün kuşkuları bir kenara bırakıp ailemi de alarak Van-Erciş’e doğru yola koyulduk. Van Gölü’ne nazır öğretmenevinde Van Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı aynı zamanda Hayal Bilgisi Edebiyat Dergisi Yayın Yönetmeni Cihat Albayrak ile kıymetli eşi Ayşe Ünsal Albayrak tarafından sıcacık bir tebessümle karşılandık. Ülkemizin farklı şehirlerinden gelen şair ve yazarlarımız da vardı. Ehli kalem kardeşlerimizle tanışmaya başladık. Tanışma merasimi geç saatlere kadar sürdü. Her geçen saat kalem ve kelâm üstatları gelmeye devam ediyordu. Gıyaplarından tanışık olduğumuz Şakir Kurtulmuş, Müştehir Karakaya, Abdurahman Adıyan, Ömer Faruk Arlı, Gülşen Gazel ve ismini sayamadığım nice heybesinde iyilik ve güzellikler taşıyan insanımızın cemalini de yakından görerek tanışıklığımızı ve dostluğumuzu pekiştirdik.

Van kahvaltısı ile başladı şölen. Anlaşılan otlu peynir kokusuna şiirin tınısı karışacaktı. Yeşil Erciş’in kendine has yöresel meze, bal ve kaymağıyla sadece edebiyat şölenin tadı gönüllerde değil damakta da uzun süre kalacaktı. Sahil yürüyüşü, semaverde çay eşliğinde edebiyat sohbetleri başka güzellikteydi. Bir dizi etkinliklerin gerçekleşeceği okulu gezdiğimizde, günün anısına Türkiye’nin farklı şehirlerinden katılan yazar ve şair arkadaşlarımızın tahtalara dizeler ve mesajlar yazması, Van Yazarlar ve Şairler Derneği’nin kardeşlik ruhuyla oluşturduğu Sezai Karakoç Kütüphanesi’nin beyaz tahtasına o an da

“Bütün insanları kardeşim bildim yiğidim
İnsan sevginin armağanıdır nefretin değil”
 dizelerini yazmama vesile oldu.

Şölende, Ercişli Emrah Şiir Ödülü töreni öncesi Van Fotoğrafları Sergisi’ni bütün katılımcılarla birlikte gezdik, etkinlik alanında yazar ve şairlerle söyleşiler yapıldı, şiirler okundu, kitaplarını imzaladılar. Mana denizinde dürr-i yekta misali inciler derlenirken, edebiyat gezegenin kalbi olan şiirin kanat seslerine ilk defa tattığım keledoşla birlikte ayran aşı ve Erciş güvecinin dumanı ve kokusu karışıyordu.  Üstat Sezai Karakoç’un adını taşıyan ortaokulunun çözüm odası, matematik sokağı, öğrencilerin sorunlarına öğretmenlerin çözüm etkinlik ve arayışları dikkatimden kaçmış değildir. Bu vesileyle okulun yönetici ve öğretmenlerine selam olsun.

Sezai Karakoç Konferans Salonu’ndaki ödül töreninde  “Bizim Eller Van Türküleri” klibiyle tarihsel bir yolculuktan sonra ödüle layık görülen şairlerin dokunaklı, mesaj yüklü şiirleriyle duygu trenindeki yolcular misali duygusal bir yolculuğa çıktık. Daha önce de değinmiştim. Yurdumun doğusunda edebiyat ile uğraşmak, edebiyatı icra etmek hakikaten öyle kolay değildir. Coğrafi yapısıyla benzerlik taşır; renklidir, aynı zamanda dağları gibi yüksek, sarp, inişli ve çıkışlıdır. İklimiyle de benzerlik taşır; an gelir dokunanı yakan, an gelir zemheri soğukta donan bir çocuğun avuçlarına damlayan bir gözyaşı olup akan. Halk Şairi Ercişli Emrah’ın sanat hayatının hak ettiği yerde olmaması bunun için iyi bir örnek teşkil etmektedir. İşportacı edebiyatını benimsemiş metropol furyasına karşılık ve tüm imkanları elinde bulunduran merkez diye tabir edilen yerlere edebiyatçı göçüne rağmen, Erciş Edebiyat Şöleni’nin ortaya koyduğu ve ekseninde icra edilen diriliş edebiyatının manidar olduğunu tekrar tekrar belirtmekte fayda görüyorum. Edebiyat ve sanat alanında bu coğrafyada yapılanlar layıkıyla bilinmiyor, hak ettiği değeri görmüyor. Dolayısıyla vitrinde kendine yer bulma noktasında kısıtlı imkânlara rağmen, dışarıya o yörenin kültürünü, tarihini en iyi şekilde tanıtmanın yanında edebiyat ve sanata üst seviyede katkı sağlamış bir organize desem sanırım hiç de abartmış olmam.

Her şehrin kültür, sanat, edebiyat alanında; o şehrin, emzirildiği topraklarında ikamet etmiyorsa bile yetiştirdiği değerleri vardır. Ülkemizin kültür sanat etkinlikleri haritasına bakıldığında kendi değerleri öncülüğünde ve elbirliği ile gerçekleştirilen organizasyonlar hep daha çok ilgi görmektedir. Hem kendi yetiştirdiği değerlerine vefa örneği hem de birlik beraberliği ve dayanışmayı artırıcı bir olgudur. Bu anlamda da Van ve Erciş ile bağı bulunan yazar ve şairlerin de edebiyat şölenine davet edilmesi Van Yazarlar ve Şairler Derneği adına Cihat Albayrak’ın gösterdiği bir vefa örneği idi. İşin ehilleriyle hareket etmek hem kültür ve sanatın gereğidir hem de daha manidardır. Bırakın büyük şehirleri, bunu yapabilen Erciş gibi ilçeler bugün seslerini büyük şehirlerden daha çok duyurabilmişlerdir. Sırf adet yerini bulsun diye yapılmamalı bu tür organizasyonlar, yoksa halk kendi kültürünün öz değerleri olan yazar ve sanatçılarıyla tanışmamış olur. Çünkü şehirlerimizin kültür ve sanat mirasının belgeleridir bu tür etkinlikler. Yeşil Erciş bunu büyük ölçüde başarabilmiş. Ercişli Emrah Şiir Ödülü ve Edebiyat Şöleni başta Erciş kültürü olmak üzere bölgemizin ve ülkemizin kültürüne ve sanatına değer katmaya devam ediyor.

İnsan ki hayatı kadar değil hayali kadar yaşar. Buna öncülük yapan Cihat ve Ayşe Albayrak kardeşlerimizin de büyük hayalleri var. Hayallerine iyiliklerinden, güzelliklerinden yansıyan bu neşe ile orada, uzakta bir iyilik hareketi başlatmışlar. İyilik atölyesi… Yine bu hayalin ürünü olan bir edebiyat hareketi: Hayal Bilgisi Edebiyat Dergisi… Değil mi ki insan iyilik yolunda gayreti kadar insandır. Öyle ki kardeşlerimizin gayretleri her geçen gün daha da büyüyor herkesin iyilik yapmak için vakit bulamadığı bir zamanda…

İki günlük Van-Erciş Edebiyat Şöleni depremin yıl dönümü vesilesiyle deprem şehitleri mezarlığı ziyaretimizle sonlandı. Mevsim kış olmamasına rağmen hava epey soğuktu. Fakat Ercişlilerin sıcak tebessümüyle elleri üşürken gönülleri yanan biz yazar ve şairlerin kalpleri kâğıtlara sığmayarak taştı.


Behçet Gülenay

2. Erciş Edebiyat Şöleni Erciş Edebiyat Şöleni Edebiyat Şöleni Hayal Bilgisi Behçet Gülenay Şiir Ödülü
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkçenin Muhafızları: Bir Kelime Seyyahı
Türkçenin Muhafızları: Bir Kelime Seyyahı
8. İstanbul Edebiyat Festivali'nde Ödüller Dağıtıldı
8. İstanbul Edebiyat Festivali'nde Ödüller Dağıtıldı