Advert
Advert

İyilik Atölyesi Okuma Grubu Kaç Zil Kaldı Örtmenim'i Okudu

edebiyathaberleri.com'un yayın yönetmenleri olan Ayşe Ünsal ve Cihat Albayrak'ın girişimleriyle Van'ın Erciş ilçesinde, çoğunluğu öğretmenlerden oluşan İyilik Atölyesi Okuma Grubu yeni toplantısını yaptı. (Edebiyat Haberleri)

İyilik Atölyesi Okuma Grubu Kaç Zil Kaldı Örtmenim'i Okudu
İyilik Atölyesi Okuma Grubu Kaç Zil Kaldı Örtmenim'i Okudu Edebiyat Haberleri Editör
Bu içerik 1242 kez okundu.
edebiyathaberleri.com'un yayın yönetmenleri olan Ayşe Ünsal ve Cihat Albayrak'ın girişimleriyle Van'ın Erciş ilçesinde, çoğunluğu öğretmenlerden oluşan İyilik Atölyesi Okuma Grubu yeni toplantısını yaptı.

Van Yazarlar ve Şairler Derneği'ne ait İyilik Atölyesi adlı mekanda bir araya gelen okuma grubunun kitap sohbetine konuk olan kitap Doğan Kitap etiketiyle çıkan Filiz Aygündüz'e ait Kaç Zil Kaldı Örtmenim adlı eserdi. 


Kitap ve toplantı ile ilgili detayları Cihat Albayrak'tan dinliyoruz:

Okuma grupları için kitap belirleme süreci bazne çok zor olabiliyor. Herkesin ilgisini çekebilecek bir kitap bulmak ve kitabın niteliğinden de emin olmak için bir kişi kendini feda ederek, daha önce okumuş olduğu bir eseri tavsiye etmek durumunda kalıyor genellikle. İyilik Atölyesi Okuma Grubumuzda bu kurban genellikle ben oluyorum.

Öğretmenliğe başladığım ilk yıllarda okuduğum Kaç Zil Kaldı Örtmenim adlı kitap, özellikle doğudaki ilkokul öğrencilerinin yaşadıklarını ve bir öğretmenin buradaki tecrübelerini aktardığı için çok ilgimi çekmişti. Grubumuza kitabı önerdiğimde hem ismiyle hem de kapağıyla onların da ilgisini çekti ve satın aldık.

Hayatını İstanbul'da geçirmiş bir genç kızın, öğretmen olarak atandığı Diyarbakır'ın Silvan ilşçesinde yaşadıklarını anlatan kitap, okuma grubundaki kitapseverlerin çoğu da öğretmen olduğu için kabul gördü diyebilirim. 

Kitabı ikinci kez okuduğum için daha önce dikkat etmediğim pek çok detayın altını çizdim. Öğretmenin okulda geçirdiği anlarla ilgili sayfalar oldukça başarılı iken, kitabın kurgusunda en önemli yeri kaplayan aşk öyküsü ise özellikle son bölümlerde nispeten başarısız ve zorlama bir metin olarak karşıladı beni. 

Kitap ile ilgili en detaylı notlar toplantımızda Cihat Şit'ten geldi. Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde yüksek lisansa devam eden ve Erciş'te özel bir eğitim kurumunda ders veren Şit, eseri pek çok açıdan olumlu/olumsuz eleştirdi. 

Okuma grubumuzun hery eni kitapla birlikte sayıca büyüdüğünü ve daha verimli sohbetler geçrekleştiğini not düşmeliyim. 

Yeni kitabımız ise mustafa Kutlu'ya ait İyiler Ölmez adlı kitap oldu. Önümüzdeki hafta bu kitapla ilgili toplantımızı yapacağız.

Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde okuma grupları mevcut. Umuyoruz ki, hemen her şehirde böyle gruplar oluşturulur.


Ayşe Ünsal'ın kitapla ilgili yazısına ulaşmak için tıklayın.


Cihat Şit:
“Kaç Zil Kaldı Örtmenim” salt formel bir eğitim dönemini ve eğitmenin hayatını sunmayan aynı zamanda seçenekli bir yaşamın ortasında kalmış ismini öğrenemediğimiz bir baş karakterin çelişkili sirkülasyonunu da sunan bir eser. Elyaf yastıklı bir şehirden çıktıktan sonra realitenin kol gezdiği bir başka şehre öğretmenlik yapmaya giden bir karakterimiz var. Şehre tutunabilmek için suni olmayan duygulardan sıyrılan ve Mehmet adlı beyaz atlı prensin literatürleri arasında debelenmeye başlayan bir serüven, kitabı ikiye ayırarak okumamıza neden oldu. 

Başlangıçta aynı okulun teneffüslerinde Elfida’nın sadece solfej kısmını birlikte dinleyebilmiş ve birbirlerini bu kadar tanıyabilmiş birlikte dinledikleri müziğin sadece bu olduğu, yaşayan iki karakter tahayyüllerimize düştü. Kendimize uydurduk tabiri caizse. Birimiz Mehmet diğerimiz ise adı bilinmeyen bayan baş karakter. Ama kitabın ileriki bölümlerinde ikircikli tavırlarıyla gönlünün tozunu dumana katan bayan baş karakter, elyaf yastıklı şehrine geri döndüğünde bir anda idealist olup çevresinin yarattığı tsunamide boğulmuştur. Kendisine inanan bir insan yaratmayı başaran karakterimiz aynı zamanda gidişini sadece bir baş hareketiyle onaylattırdığı bir aşık aynı zamanda bir enkaz bırakabilmeyi başarmıştır. 

Mekan ve sınır kavramının sadece belleklerimizde farklılık yaratmayı başarmış birer spesifik kavram olduğunu bize kanıtlayan yazar, Mehmet adlı karakterin kalbini kendisine sınır etmiş ve içinde yaşadığı savaşla ne yazık ki sonradan mülteci olmuş bayan baş karakterin debdebelerini çok mümkün bir bakış açısıyla aktarmıştır.


Leyla Aktaş:
Yazarın dediği gibi, "Kürtler, Türkler yoktur; kentler ve o kentin şekillendirdiği insanlar vardır sadece."

Bu kitapta; bir insan iki dil, bir insan iki dünya, iki insan ve bir aşk'ı, bulacaktır okuyanlar.

İstanbul'dan Anadolu'ya atanmış bir öğretmenin kafasında kurguladığı dünyadan çok ayrı bir dünyaya gözlerini açışını ve yaşadığı her olayda düşünce yapısının tıpkı şehirler gibi değiştiğini gördüm. Bir öğretmen olarak yer yer kendimi okudum bazen ve öğretmen arkadaşların hayata farklı bir pencereden bakmaları için okumaları gereken bir kitap "Kaç Zil Kaldı Örtmenim".


Ezgi Koşturoğlu:
Kitapta başta şöyle söyleyebilirim ki kendime ait bir çok olay ile karşılaştım. Gerek atandığım yere geldiğim zaman gerekse okulda öğrencilerimle yaşadıklarım benzer şeylerdi. Her şey iyi hoş güzel gidiyordu. Kitapta karakterler de dahil başta çok etkilenmiştim. Hatta kitabı bir çırpıda okudum. Fakat yarıdan sonrası çok farklı ve hızlı bir şekilde değişerek gelişti. Gelişen olayların ardından kitabın sonuna geldiğimizde ise hayal kırıklığı ile karşılaştım. Kitap açıkçası beni kısa sürelerle farklı açılarda keşkelere itti. Keşke, keşke böyle bitmeseydi...


İsrafil Akan:
"Kaç zil kaldı örtmenim" kulağa isim olarak çok hoş gelen bir kitap ama tam olarak kitabın ne vermek istediğini çözümleyemedim. Çünkü kitapta verilmek istenen gerçekten öğretmenliğin tadı mı yoksa iki öğretmen arasındaki aşk hikayesi mi; buna karar veremiyorsunuz. Ayrıca kitaptaki kahramanlar ve olay örgüsü çok kopuk ve boşta kalmıştı. Yazarın kendi hayatını yansıttığını hissettim ve bunu da tam anlamıyla verdiğini düşünemiyorum. Buna rağmen doğuda öğretmen olmanın zorluğunu ve tadını az da olsa yansıtabilmiş. Bir köy öğretmeni olduğum için kitabın bazı kısımlarında kendimi buldum. Keşke kitabın olay örgüsü ismi gibi sadece öğretmenliğin tadı ve çocukların masumiyeti üzerine kurulsaydı; aşka bulaşmadan...


Edebiyat Haberleri
17.12.2016

İyilik Atölyesi Okuma Grubu
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Edebiyat Haberleri'nin Dört Yeni Anketi Yayında
Edebiyat Haberleri'nin Dört Yeni Anketi Yayında
Çıra Yayınları Edebiyat Serisi İle Geliyor
Çıra Yayınları Edebiyat Serisi İle Geliyor