Mehmet Aycı İle Yağmurlu Perçem'i Konuştuk

Şakir Kurtulmuş'un, Mehmet Aycı ile yaptığı ve Hayal Bilgisi'nin 24. sayısında yayınlanan söyleşinin tam metni haberimizin detayında... (Edebiyat Haberleri)

Mehmet Aycı İle Yağmurlu Perçem'i Konuştuk
Mehmet Aycı İle Yağmurlu Perçem'i Konuştuk Nisan
Bu içerik 944 kez okundu.

Mehmet Aycı şiirimizin önde giden atlılarından. Geçtiğimiz yıllarda İstanbul’da düzenlenen Dergi Fuarı’nda en çok dergide şiiri yayınlanan şair ünvanı ile ödüllendirilen Aycı bu yıl da “Yağmurlu Perçem” adlı kitabıyla ESKADER tarafından şiir ödülüne layık görüldü. Yayınlanan şiir kitaplarıyla kendi şiirine yeni ses katan Aycı, bugüne kadar yayınladığı 14 şiir kitabıyla kendini tekrarlamadan yeni solukla okuyucu önüne çıkmış bir şairdir. En çok şiir yazan şairler arasında olmasına rağmen yazdığı şiirlerde kendini yinelemeden her kitapla kendi bütünlüğü içinde kendi şiirini kuran bir yapı ortaya koymayı başarmıştır. Bazı şiirlerde tok sesiyle görünen şair kimi şiirlerinde ise alçak sesle şiir söylemeyi tercih eder. Yalnız kendisi olmayı tercih ederken yine o sessizlikte bile etrafı izleyen, gözlemleyen bir bakış öne çıkar. Doğayla iç içedir, doğaya yakın yerde durur ama şehir yaşantısına dair bakışı da şiirinde önemli yer tutar. İnsana dairdir seslenişi, insanın yaşantısı ve gözlemlerini şiirine konu edinir. Aşk, doğa, şehir, müzik canlı bir şekilde birlikte yol alır Aycı şiirinde. ESKADER tarafından 2016 Yılın Şiir Kitabı Ödülüne layık görülen “Yağmurlu Perçem” kitabı çevresinde Mehmet Aycı ile konuştuk.

“Yağmurlu Perçem” ESKADER’in 2016 Şiir Ödülünü aldı. Kutluyoruz. Kitapta yer alan şiirlere baktığımızda daha çok aşk ön planda görünüyor. Şiirde aşk olmasa olmaz mı?

Teşekkür ederim. Sadece ön planda değil, bütün planlarda, tabii, varsa böyle bir plan… Olmaz. Hani bizde bir darbımesel var: “Aşk olmadan meşk olmaz.” Sadece şiirde değil hiçbir işte, hiçbir eylemde aşk olmayınca o eylem, o iş sahici olmaz. Kana karışmaz. Hayata dokunmaz ve hayatla birlikte okunmaz. Hayatın güneşli, karanlık, alacakaranlık yüzleri olduğu kadar yağmurlu tarafları da var… Kımıl kımıl… Bir de biz sadece yar zülfüne değil kısrak yelesine de perçem diyen bir milletiz.

Şiirde şekil meselesi sizin için ne anlama geliyor? Yağmurlu Perçem’de şekil olarak beyitlerden kurulu şiirler olduğu gibi, paragraf olarak düzenlenmiş (Dolma Tüfek Çifte) şiirler de var. Size şiir biçimiyle birlikte mi geliyor, öncesinde bir şekil endişesi taşıyor musunuz?

Yağmurlu Perçem’de bir avuç şiir var. O bir avuç şiirde Türk şiirinin biçim olarak da her kokusu, her rengi, her izi var. Biçim dediğimiz şey özden bağımsız değil. Şiir biçimini kendisi seçiyor bir bakıma. Ete kemiğe bürünüp şiir diye görünüyor. Öncesinde biçim endişesi taşımıyorum demek doğru mu bilmiyorum böyle bakınca. Biçim de şiire dâhil çünkü.

Dizelerinizdeki kelimeler bazen raks ediyor; şiirde musikinin yeri önemi nedir sizce? Kelimeleri belli bir ahenk içinde bir araya getirmek için ne yapıyorsunuz?

Güzel bir şey gördüğümüzde gayriihtiyari şiir gibi deriz. Çoğu zaman insanlar için de kullanırız bu deyimi. O güzellikteki uyum bile şiirin “gibisi” iken, şiiri varın siz düşünün. Şiir musiki ilişkisi ayrı bir konu ancak her halükarda şiirin kendi musikisi var zaten ve bu hayatın musikisiyle en çok örtüşen bir şey. Yok diyeceksiniz, şiir de yapılan bir şey. Öyle tamam da bakırcılar çarşısındaki bir bakır ustası da o müziğin ritmini yakaladıktan sonra usta oluyor ve şiir gibi eşyalar çıkıyor sonra ortaya… Çekicin sesiyle kalemin sesi aynı şeyi söylüyor, yağmurun sesinin, toprağın sesinin aynı şeyi söylediği kadar.

Bereketli şiir yaşantınız var. Çok yazan şairlerdensiniz. Şiirle her an, her dem iç içe misiniz?

Asıl olan hiç yazmamak, yaşamak. Yazdıktan sonra azı çoğu konuşmanın bir anlamı yok. Bizim çok yazdığımıza itiraz edenler ya kifayetsiz ya tembel. 

Günümüz şiirine Mehmet Aycı nasıl bakıyor, çağdaşlarını nasıl görüyor desek?

İyi bakıyorum. Türkiye’de hafıza edebiyat üzerinden kendisini inşa ediyor. Henüz toplum bilimcilerimiz, tarihçilerimiz bunun tam anlamıyla farkında değil. Kim ne söylemişse, ne yazmışsa heyecanla karşılıyorum. Dünyanın başka edebiyatlarıyla da kıyaslanabilir pekâlâ, şiirimiz, sancılarıyla, arayışlarıyla, dikkatleriyle o kadar taze tutuyor ki kendini, buna sevinmemek mümkün değil. Konuşup yazdığımız dil yerine göre diğer açıkları da kapatıyor.


Şakir Kurtulmuş


Edebiyat Haberleri

26.04.2017

Şakir Kurtulmuş Mehmet Aycı Yağmurlu Perçem
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Edebiyat Haberleri'nin Dört Yeni Anketi Yayında
Edebiyat Haberleri'nin Dört Yeni Anketi Yayında
Çıra Yayınları Edebiyat Serisi İle Geliyor
Çıra Yayınları Edebiyat Serisi İle Geliyor