Hayal Bilgisi'nin 25. Sayısı Hakkında
Ayşenur Kırcalı

Hayal Bilgisi'nin 25. Sayısı Hakkında

Bu içerik 180 kez okundu.

Vangölü otobüsü bekleyedursun, ben koştur koştur Kervan Ekmek Fırınına girdim. Ercişliler bilirler Ziraate giderken hemen sağdaki fırın. Dünyanın en iyi şeflerinin pişirdiği, en pahalı yemeklerinin bile yarışamayacağı ekmek kokusu zihnimi -daha çok midemi- sarmışken fırıncıdan bir kitap bir de dergi istedim. Fırıncı Yılmaz abi yeni çıkan kitabı 'İnsan Öyle Yaşar'ı imzalayıp uzattı. Sonra dumanı bütün aç ruhları doyurmaya yetecek kadar bereketli Hayal Bilgisi Dergisinin 25 . Sayısını sıccak sıccak taze taze kucağıma bırakıverdi. 
Bu sırada Erdem Beyazıd da hafızamın eşiğinde belirdi. Ne demişti???
'Telgrafın tellerini kurşunlamalı.
......
Kadınlar bilirim ülkeme dair.
Dağ gibi otururlar evlerinde. Yürekleri ......' yine yarım yine eksik. Neyse kendimce tamamlayacak olursam:
'Fırınlar bilirim, odunları alınteri ile tutuşturulan. Ekmeğiyle aç mideleri doyururken, ekmek raflarına dizdiği kitaplarla ruhları unutmayan. ' :)

Otobüs hareket edince yayılan edebiyat kokusuna daha fazla dayanamadım ve ucundan azıcık koparayım diyerek aldım dergiyi elime.

Bize çok şey öğretilmeye çalışıldı bugüne kadar. Hayatın bilgisi sunuldu karmaşık formüllerle. Ama kimse öğretmedi Hayal kurmayı. Hayal edebilme bilgisini. Oysa 'insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.'dı.

Hayal Bilgisi... 
Edebiyat ve İyilik Dergisi.
Ne güzel bir ikili. Edebiyat, iyilikle birlikte iken anlamlı. Edebin bilgisini verebilği kadar kıymetli.
Derginin kapağında bir apartman. Orada da çiçekli bir pencere. Kediler rahatça girip çıksın diye yapılmış bir merdiven. Ve resmin yanağına iliştirilmiş bir söz. "Dünya bu apartman ise sen o çiçekli penceresin." Hemen alt köşesine takılmış bir isim Emine MURADOĞLU. 
Emine hocaya ait olan bu söz o kadar çok sahte isimle paylaşıldı ki birileri altına 'Mevlana' yazmadan Albayraklar dergi kapağına alarak bu gidişe bir dur demişler. Ne iyi etmişler.

Ve önsöz. Sadece önsöz için bile okunası bir dergi dedirten cinsten.

Sayfalar ilerlerken birbirinden güzel yazılarla buluşuyor, harika insanlarla tanışıyorsunuz. Baştacı'nı merak ediyor, çiçek isimleri heceliyor, Kent Meczubu ile dertleşiyorsunuz. Sonra bir çeviyorsunuz ki sayfayı sizin adınız kazınmış puntoya. Yazınız yazılmış sayfaya. Ve şok. 'Sen vermesen de biz alırız.' Demişti bir yoruma Ayşe hoca. Valla almış.

Devam ediyorsunuz Hayal Bilgisi dersine. Süper Mario olmayı diliyor, uzun yenge gibi olabilmeyi umuyorsunuz. 
Dergiden gözlerinizi kaldırdığınızda ise
otobüs yemyeşil örtüyü yırtan yolda ilerlerken, yol kenarındaki yeşilin üzerine serpiştirilmiş pasta süsünü andıran rengarenk kır çiçekleri dikkatinizi çekiyor. Sarı papatyalar dışında adlarını bilmediğiniz kır çiçeklerinin kokusu otobüsün kalın camını eritip içinize doluyor. Edebiyat iyilik için yapıldığında etrafınızdaki güzellikleri görebilmeyi, hayata gülümseyerek bakabilmeyi öğretiyor. 
Gece üstümüze oturuyor. Saat güne kavuşmak için hareket ediyor. Ve yollar hiç bitmiyor.

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Edebiyat Haberleri'nin Dört Yeni Anketi Yayında
Edebiyat Haberleri'nin Dört Yeni Anketi Yayında
Çıra Yayınları Edebiyat Serisi İle Geliyor
Çıra Yayınları Edebiyat Serisi İle Geliyor