Advert
Advert
Ad aktarması nedir?
Sponsorlu İçerik

Ad aktarması nedir?

Bu içerik 681 kez okundu.

Benzetme amacı olmaksızın, aralarında benzerlik ilişkisi olmayan bir sözcüğün başka bir sözcük veya kavramın yerine kullanılmasına “ad aktarması” denir. Genelde bir nesnenin parçası söylenerek bütünü kastedilmektedir.

Günlük hayatta da oldukça sık kullanılan bu kavrama aynı zamanda mecaz-ı mürsel veya düz değişmece de denmektedir.

Ad aktarması olabilmesi için bu iki sözcük arasında bir benzerlik oluşturmak istenmemesi ve sözcüğün mecaz anlamında kullanılması gerekmektedir. Çünkü benzerliğin oluştuğu durumda istiare sanatı oluşur.

Birbirleri yerinde kullanılan bu iki sözcük veya kavram arasında; parça ile bütün, yazar ile eser, iç dış, soyut ve somut, yer, yön, bölge, çağ ve insan, neden ve sonuç ilişkisi görülebilmektedir.

Ad aktarması örnekleri

Parça ile bütün ilişkisi

Gemi Eminönü’ne yaklaştıkça kaygılarım beni boğuyordu.
(Eminönü değil, Eminönü limanı denmek istenmiştir.)

Zifiri karanlıkta iki göz sinsice beni izliyordu.
(İki göz derken anlatılmak istenen bir çift gözü olan bir canlıdır.)

İçerisi iyiden iyice sıcakladı, camı biraz açabilir miyiz?
(Cam denirken burada camın üzerindeki mekanizma ile camın tamamı kastedilmiştir.)

İç dış ilişkisi

Hafta sonu ev taşıyacağımız için tüm diğer işleri hafta içinde hallettik.
(Burada ev taşımak aslında evin içindeki eşyaları taşımaktır bu yüzden ad aktarması olmuştur.)

Tüm firma yönetim kurulunu yuhalıyordu.
(Bu cümlede tüm firma ile aslında tüm firma çalışanları kastedilir.)

Her gece kalkar tüm buzdolabını boşaltana kadar yerdi.
(Bu cümledeki buzdolabı aslında buzdolabının içindeki yiyecekleri kast eder.)

Yazar ile eser ilişkisi

Tanzimat dönemini anlamak isteyenlerin Ahmet Hamdi’yi iyice okumaları gerekir.
(Burada anlatılmak istenen yazarın kendisinin okunması değil Ahmet Hamdi’nin eserlerinin okunmasıdır.)

Akşam çok mutsuz olduğum için kendimi Müslüm Baba’ya bıraktım.
(Bu cümlede Müslüm Baba’ya bırakmak, kişinin kendini Müslüm Gürses’in şarkılarına bırakması anlamındadır.)

Müzenin her duvarında Van Gogh’un esintilerini görebilirsiniz.
(Burada aslında müzenin duvarlarında görülenler Van Gogh’un kendisi değil eserleridir.)

Somut ve soyut ilişkisi

Bu devirde bir emekli maaşı ile dört canı beslemek kolay değil.
(Bu cümlede soyut bir kelime verilerek aslında somut bir anlam elde edilmiştir çünkü can kelimesi kişi anlamını vermektedir.)

Bu gençlik nerelere doğru gidiyor diye sormamak içten değil.
(Cümledeki gençlik kelimesiyle genç insanlar kastedilmiştir.)

Gün geçtikçe insanlık daha da fazla tüketime teşvik ediliyor.
(Buradaki insanlık kelimesiyle dünya üzerindeki tüm insanlardan bahsedilir.)

Yer, yön, bölge, çağ ve insan ilişkisi

Türkiye modernleşme ile yüzünü iyiden iyiye Batı’ya dönmüştür.
(Bu cümlede hem Türkiye kelimesinin Türkiye halkını belirtmesi, hem de Batı’nın batı medeniyetlerini belirtmesi yönünden cümlede iki farklı bölge ve insan ilişkisi kurulmuştur.)

Kurtuluş Savaşı devri Anadolu’nun en yoksul zamanlarıdır.
(Cümledeki Anadolu kelimesi, Anadolu bölgesindeki halka işaret etmek için bu şekilde kullanılmıştır.)

Neden sonuç ilişkisi

Bu yağmurlarla topraklarımıza yağan bereket bizi mutlu ediyordu.
(Cümledeki bereket sözcüğü aslında yağmurun yağmasından sonra bölgede bereketli bir hasadın habercisidir ve bereket aslında sonuç olmuştur.)

O kadar çok öksürdü ki odadaki herkese hastalık bulaştırdığına eminim.
(Bu cümledeki hastalık kelimesi yerine aslında mikrop da kullanılabilirdi, mikrobun bir sonucu hastalığı oluşturduğundan direkt sonuca gidilmiştir.)

 

Kaynak

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba