Bir İç Çekişin Şiiri; Huzursuz Rabıta

İlk kitaplar her zaman heyecan verir. Çünkü bir şairin en sıkı ve özenli çalışması ilk kitabıyla kendisini gösterir. Yunus Emre Altuntaş uzun zamandır şiirleriyle dergilerde görünen şairlerimizden.

Bir İç Çekişin Şiiri; Huzursuz Rabıta
Bir İç Çekişin Şiiri; Huzursuz Rabıta Edebiyat Haberleri Editör
Bu içerik 1708 kez okundu.

İlk kitaplar her zaman heyecan verir. Çünkü bir şairin en sıkı ve özenli çalışması ilk kitabıyla kendisini gösterir. Yunus Emre Altuntaş uzun zamandır şiirleriyle dergilerde görünen şairlerimizden.

Aynı zamanda da fikri, güncel ve kültürel yazıları da bulunan şairin şimdiye kadar yayınlanan şiirlerinden oluşan ilk kitabının ismi “Huzursuz Rabıta”. Ebabil Yayınları arasından çıkan kitaba baktığımızda ilk önce kapağındaki görsel dikkatimizi çekiyor. Karagöz Dergisi ekibinden Hakan Şarkdemir’e ait çizimin ismi “Sipahi”. Kitabın ruhunu yansıtması bakımından isabetli bir tercih olmuş.

Şair Altuntaş da Karagöz Dergisini çıkaran ekip içerisinde yer alıyor. Daha öncesinde de Şehrengiz ve Atlılar ekibinde yer alan şairin şiirleri Karagöz haricinde Aşkar, Mahalle Mektebi, Değirmen, Merhale gibi dergilerde yayınlandı.

Şair bu ilk kitabında modernleşen ve dünyevileşen bireyin iç mücadelesini anlatıyor. Bu bakımdan şairin kitabını tek bir cümleyle özetlemek isteseydik sanırız “bir iç çekişin şiiri” diyebilirdik. Çünkü şair her şiirinde dertli bir yüreğin iç çekişlerini andırır şekilde hüzne ve yalnızlığa vurgu yapmış. Kitabın hemen başında da bunu bir şiir ile özetlemiş aslında;

Soruyorlar;

Neden bu kadar hüzünlü kelimeniz

Neden bu kadar acı?

 

Sorarım;

Var mı bu kadar ölüm 

Bu kadar tasallut civarındayken

Şairin başka kelimeye harcı?

Kitapta şairin yirmi şiiri yer almış. Kitap iki bölümden oluşuyor; Çığlık Sabahı ve Değirmenden Sesler. Birinci bölüm İsmet Özel’den ikinci bölüm ise Sezai Karakoç’tan birer alıntıyla başlamış. Şairin bu iki isme yaptığı vurgu şiirinin kaynaklarına işaret etmesi bakımından da önemli.

Şair şiirlerinde sorunlu bireylerin dünyalarına girmeyi ve dünyanın yükünü taşıyan acılı yüreklerin sesi olmayı denemiş. “Çaysız Bahçe” şiirinde görüldüğü üzere dünyayı sırtında taşıyan bir adamın iskemle üstündeki hali mezara diklemesine gömülmüş bir metropolit gibi anlatılmış. Dua edeni bile olmayan bir adam ve çaysız bahçedeki dramı. Bahçede bulunan birinin çaysız kalması da bu dramın en önemli geleneksel öğelerinden aslında. Çünkü örf ve geleneğimizde kırda, bayırda veya bahçede mutlaka çay ikram edilir. Çay bizim en önemli günlük alışkanlıklarımızdandır.

Şairin buradaki betimlemeleri acının yoğunluğuna da işaret etmesi bakımından dikkate değer. Aynı hususlar Hamza’nın Tembihleri, Hızırsız Günler, Eyvanın Serindiğidir, Jagen Hghar şiirlerinde de görülebiliyor. Özellikle ikinci bölümde yer alan “Harflerin Arsız İnkılâbında Kısasa Yeprem Nezaket” kitabın en uzun şiiri özelliğini taşıyor.

Şairin tarihsel bağlam içerisinde pek çok konuya göndermelerde bulunan bu şiirini modern şiirin imkânları bakımından dikkatle okumak gerekiyor. Daha çok epik şiirlerden oluşan kitapta lirizme yakın tek şiir “e” ismini taşıyor. Kitabın son şiiri olan “e”, semboller üzerinden kurgulanan bir sevda hikâyesini konu edinmiş. Şair bir nevi kitap boyunca yoğunlaşan ağır atmosferi bu şiirle ümide tahvil etmeye çalışmış.

Yunus Emre Altuntaş’ın bu ilk şiir kitabını; modern Türk Şiirinin içine kapanık, imge üzerinden yürüyen bireysel örneklerinin aksine kendisine sıradan insanları dert edinmiş bir epik şiir örneği olarak değerlendirebiliriz. Tasavvufi öğelerin de yoğun olarak kullanıldığı şiirlerde kendisiyle hesaplaşan bir insanın türlü hallerini görebiliriz.

Vural Kaya

Yunus Emre Altuntaş Huzursuz Rabıta Vural Kaya Ebabil Yayınları
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba