Advert
Advert
Sekiz Damla Tavşan Kanı
Hakan İsfa Şahin

Sekiz Damla Tavşan Kanı

Bu içerik 1448 kez okundu.


SEKİZ DAMLA TAVŞAN KANI


Bir gün düşeceğim, güvercinlerin gagasından
BİR GÜN BİR GÜN İNSAN OLMAYAN YANLARIMDAN
SİZE KIZIL GÜLLER, SİZE BÜYÜYEN ACILAR
GETİRECEĞİM

Hakan İsfa Şahin

saf dudaklar irkilir, çalkantılı sazlıkta sular durulur
çığlığınız sesime geçsin, iki böğürtlen yaprağı sarmaş dolaş
çayırlardan kavun kokusu gelir. Kan damara secde ediyordur
nerdesiniz, kurbağaların aksi sesi, etimden kopan soğuk parçalar
içimde nilüferler şavkılar, şavkılar kırlangıçlar ikindi güneşinde
ben iç sancılı doğu türküsüyüm, acılar ihlal edilir çekirdeğimde
sular durulmaz, salıncaklar kurulur bebeklerin kanatlarından
battaniyeme sarın beni, soğuk nerede, mavilac nerede, siz nerdesiniz.

çitlerin başucundan yalın ayak yürüyerek
toprağa kudurtarak, pantolonlu sancıları çiğneyerek
yalnızlığımın kum saatini çatlatmadan, sesimi örtüyorum dört duvara
sesim kırlangıçların tutunduğu tellerden titriyor
gitmeliyim, ayaklarım nerde, ışık nerede, annem nerde 

yeniden sabah olacak tüm şehir uykuda
ters taklalar atmakta cırcır böcekleri, koşasım geliyor
bir şeyler var biliyorum, atın toynağına dal batması gibi
bahçedeki ıslak toprağın kokusunu almak gibi
acıyor bir şeyler, tadıyorum ham meyveyi, sığırcıkların arasından
boynuma suyun gölgesi ilişik, sesim kısılıyor
battaniyeme sarın beni, ışık nerede, siz nerdesiniz

tandır ekmeğinden öperim sizi, parça parça
kasılan gözleriniz inanmışlığımdır, çalar mora
neden korkarız ki sevgili başmışsa toprağa, Nisa Aşkına
İsfa Aşkına
ya leyteni küntü turaba, ya leyteni küntü turaba
toprak olasım gelir, tahtalar nerde, çukur nerede

çağıldar serzenişimizin yenilgiyi tatmış ceylanları
tavşanlardan kaçarım, kulakları tırmalar şehvetin öpücükleri
utançtan gelir kavgalar, derine derine iner acılar
gelinciklerin arasından, bir köy çocuğu kalır geriye
Bizler, ellerimizde buğday varsa, birinci sınıf acılarız
sığırlaştırılmış, mekanizmaların arasında kaybolurken
u ve v şeklinde yarılır göğsümüz, üstümüz karla örtülür
o ısındığım soba nerde, betonu ısıtan sırtım nerede
 
eğer acımızın nabzı hâlâ atıyorsa, karanlıklar biraz daha güzeldir
ceylanlar biraz daha hızlı, geceler biraz daha uzundur

sarnıçlar kaplamıştır yollarımızı, itina düşlere düşeriz
dört duvar “namlu gibidir”, vurur da durur göz bebeklerimize
sarhoş bir akşamın geceye sunduğu mezelerdir acılarımız
can nerde, geyikler nerde, bu baykuşlar neden hep kazanan oluyor
usulca içten içe bir balık ağ örmekle meşgul deri altımıza
kurtulmak istiyoruz bu zelzeleden, nasıl da acı veriyor şehrin meydanları
bir slogan gibi düşerse üstümüze yağmur, bu vakitlerde
bu topraktan yaratılmış bedenimi doğaya bırakasım gelir

soğuk yerler mutluluk getirir, diyordum, inanmadınız
şehrin meydanlarından kaçıyorum, yapma çiçekler size karışsın
ben inanmışlığımla kaybettim, artık çobanları düşlüyorum
atam nerede yatar, sürüm nerede, postum nerede

Sevdam, içimde bir nar kalabalıklığına doğru sürüklenir

HAKAN İSFA ŞAHİN

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba