Advert
Advert
Siyahlı Kadın
Emre Gürkan Kanmaz

Siyahlı Kadın

Bu içerik 904 kez okundu.
Çocukken okuduğum ilk kitabın yazarının yıllar sonra bir başka kitabını okumak tarifsiz bir keyif yaşamama neden oldu sevgili kitap dostları. Şatonun Kralı isimli çocuk romanı ile tanıdığım Susan Hill bu kez karşıma Siyahlı Kadın isimli "Hayaletlerle dolu" romanıyla selamladı beni!

James Watkins tarafından 2012 yılında beyazperdeye taşınan bu roman yazarın diğer romanları arasında farklı bir yere sahip. Ülkemizde daha çok çocuk ve polisiye kitaplarıyla tanınan Hill, tür ve tarz değişikliğine giderek gotik bir intikam öyküsünü anlatmayı tercih etmiş. Ve de kanımca iyi de yapmış! Şimdi hiç vakit kaybetmeden sizlere bu keskin nane şekeri tadında Siyahlı Kadın'ı tanıtayım.

Çarşıya uymayan hesap...

Arthur Kipps isimli romanın başkişisi olan genç avukat günün birinde çalıştığım iş yerinin verdiği görevi yerine getirmek üzere iklim koşullarının zorlu olduğu, ayrıca ulaşımında hayli zahmet verdiği bir yerde bulunan Eel Marsh isimli bir eve gönderilir. Görevi yakın zamanda ölen yaşlı ve zengin bir kadın olan Bayan Drablow'un yasal işlemlerini hızlı bir şekilde düzenleyerek malvarlığının devlet tarafından kayıt altına alınmasını sağlamak, daha sonra da talep gördüğü takdirde taşınmaz mallarının satış işlemlerini yürütmek ve takip etmektir. Arthur için bu görev bulunmaz bir nimettir. Çünkü terfi almayı beklemektedir. Verilen göreve hazır olduğunu belirterek üstlenir. Kısa bir sürede hazırlanıp istenen yere gider. Cenaze işlemleri çarçabuk halledilir. Bayan Drablow'un defin işlemi sırasında hali hazırda bulunan üç beş kişiden biri olan Arthur esrarengiz bir kadının varlığından rahatsız olur. İlk başta önemsemese de kadının görünüşü Arthur'u tedirgin eder. Çünkü kadın gerçek anlamda bir ölünün görüntüsüne sahiptir! Sorup soruşturur ancak kasaba sakinlerinden net bir yanıt alamaz. Bu kez de bu esrar perdesini kendi aralamak ister. Nedeni gayet basittir. Genç avukatımız şehir efsanelerine, hayaletlere ve hurafelere ömrü boyunca inanmamıştır!


Çıldırtan deneyim...

Arthur bir yandan görevini icra etmeye çalışırken diğer yandan da Bayan Drablow'un evinde kalmaya başlamıştır. Lakin kasabalıların gizemli konuşmaları ve uyarılarına kulak asmayıp o evde kalmak istemeyişi Arthur için dönülmez bir yola girdiğinin göstergesi olur. Evde bir hayaletin varlığı kendisini rahatsız etmeye başlamıştır! Ayrıca evde bir çocuk odası bulunmakta ve sanki az önce odada bir çocuk kalıyormuş izlenimi veren eşyalarla doludur. Oysa ki bu eve yıllardır kendisinden başka bir yabancı girmemiştir. Arthur iyiden iyiye çıldırmaya başlar. Romanın sonuna doğru bir şekilde hayaletin sırrını çözer ve yakasını kurtarır. Tabi bu olayın sonucunda acı bir şekilde bedel ödemek zorundadır...

...
 
Avrupa kültürürün vazgeçilmez bir parçası olan Noel Hikayelerinden biri olan bu hikayeyi gerçek bir karakterin yaşadığı inanılmaz bir deneyim olarak aktaran yazar kullandığı yerli yerinde ve tasarruflu cümleleriyle kendisinin ne kadar üslubu sağlam bir yazar olduğunu ortaya koyuyor. Romanı okurken hayalet klişelerine yakalanacağınızı varsayarak ilkin temkinli ve önyargılı olabilirsiniz. Ancak romanın içine tamamen girdiğinizde ve akışkan ritmiyle sonuna yaklaştığınızda aslında ne kadar doğru bir tercih yaptığınızın farkına varıyorsunuz. Ben Siyahlı Kadın'ı gerçekten çok beğendim. Hayalet temalı gerilim roman tutkunlarına ve her yaştan okura rahatlıkla tavsiye edebileceğim keyifli bir roman Siyahlı Kadın. Bir yerlerde bulup, okumanız dileğiyle...

Keyifli okumalar...
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba