Resimlerdeki Babalarımız
Cihat Şit

Resimlerdeki Babalarımız

Bu içerik 773 kez okundu.

Elinde özenle koruduğu üç resim karesi vardı Buse’nin.

Önce onları arkadaşlarına gösterip göstermemekte tereddüt etmişti. Sonra yanındaki arkadaşına, arkadasındaki dalgın çocuğa ve hemen önündeki sırada dersle alakası olmayana bu fotoğrafları göstermişti. Bana gelince elindekileri tam görememiştim. İçeride teneffüs zilini bekleyen ama zil olmadığı için kısacası direktifimi bekleyen çocukların mistik bir romandan fırlayan bakışları altındaydım.

Son bir defa daha bu konuyu anladınız mı dedim ve galip gelen ses tonlarıyla "evet" cevaplarını onlardan özenle aldım. Yirmi bir öğrenciden yirmi evet. Buse’nin anlamadığı aşikardı. Resimleri bana göstermek için masama yaklaşıyordu. Ablasının ona sürekli birşeyler anlatmasından ötürü çoğu zaman masama gelir ve “öğretmenim biliyor musunuz ne olmuş?” diye söze başlardı. Ben de her defasında “ne olmuş kızım?” demeyi ihmal etmezdim.

“Öğretmenim bizim annelerimiz ve babalarımız bizim sahici annelerimiz ve babalarımız değil. Bizim gerçek babamızın adı Adem gerçek annemizin adı ise Havva. Yaaa!...” diyordu, bazen. Kimi zaman ise öğretmenim “Hazreti Yusuf’u var ya, kardeşleri çok kıskandığı için karanlık bir kuyuya atmışlar”.

Onu dikkatlice dinler ve onu önemsediğimi belirtirdim. Bugün elindeki resimleri bana göstereceğini ve benim de önemseyerek onun ne demek istediğini dinleyeceğimi biliyordu.

“Öğretmenim biliyor musunuz? Benim babam bir kareteciydi yaaa...”

“İşte bakın fotoğrafları da var kiremitleri tek yumruğuyla balyoz kırmış gibi kırar dökerdi.”

Elindeki fotoğrafları bana gösterip biraz tebessüm etti.

“Babam önce abimi hastaneye götüreceğini söyledi sonra bahçede biraz uzandı. Peki babam şimdi ne yapıyor biliyor musunuz? Bize hiç haber vermeden öldü. Biz ne yaptıysak da uyandıramadık onu. Çok güçlüydü ama babam. Onu çok seviyordum.”

Okula ilk başladığım zamandan beri biliyordum babasının öldüğünü.

Buse pek üzülmüyordu babasının onlara haber vermeden öldüğüne. Üzüldüğü şey farklıydı.

Asıl üzüldüğü annesiydi. Amcaları çeşitli sebeplerden, bahanelerden baskı yapmaya başlamışlar ve annesi Buse’yi de bırakıp evi toptan terketmişti. Buse annesinin neden güçsüz olduğunu yargılıyordu kafasında.

Karateci babasını daha çok özlüyordu.

Babasının inşaatta çalışırken balyoz bulamadığı için eliyle kırdığı kiremit onun kızı için karateci olmasına yetmişti. Hiç bir sertifikaya ve başka akrobasiye gerek duymadan mutlu etmişti kızını.

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba