Mustafa Kutlu`ya Kırgınım
Mehmet Akif Baltacı

Mustafa Kutlu`ya Kırgınım

Bu içerik 776 kez okundu.

Küçücük bir çocuk yüzüyken tanıştım Mustafa Kutlu hikâyeleriyle, babamın devasa kitaplığı arasında bulmuştum aradığım güzellikleri. Ben büyüdüm, ama Mustafa Kutlu hikâyelerini hala o çocukluk hayallerimle okuyorum. Zaman değişiyor, asır başkalaşıyor ve şehirde yaşamak can sıkıcı bir hal alıyor. Yürüyen merdivenlerde bile koşarak yetişmeye çalışıyoruz hayata. Böyle olduğu için kendine vakit ayıramıyor insan. Gökyüzüne bakmayı dahi unutuyoruz. İster istemez kitaplara kaçıyor insan, bütün o yorgunluklardan kaçıp yol bitene kadar.

Bambaşka âlemlere yelken açıyoruz kısa bir süreliğine de olsa. Az önce dediğim gibi şehir yorgunuyuz hepimiz ve aradığımız en önemli şey samimiyet. Bu kalabalıklar arasında sıkılan ve kaybolan insanlardan biri de benim. Sabah 6.30 uyan,7.00 evden çık, 7.30 da metroda ol, asıl mesele buradan sonra başlıyor, koltuğuma oturup Üsküdar`a doğru yola çıkıyorum. Çantamdan bir Mustafa Kutlu hikâyesi çıkarıyorum saate bakıyorum ve başlıyoruz. Bir anda “ayrılık çeşmesi ”anonsunu duyuyorum alelacele kitabı çantaya koyup iniyorum saate bakıyorum bana göre 10 dk Bile olmamıştı bineli, ama 45 dk olmuş, Mustafa Kutlu`ya bu yüzden kırgınım.

O`nun hikâyelerindeki samimiyeti, güzellikleri gerçek hayatta bulamıyoruz. Hep eskiye özlem duyan biri olarak, o kitapların nazenin ikliminden tekrar bu dünyaya dönmek canımı yakıyor. Aktarlar, sahaflar, dünyanın en temiz aşkları, dürüst insanlar ve daha sayamadığım binlerce güzellik saklı bu hikâyelerde. Hatta şehrin keşmekeşliğinde dahi okunamayacak kadar güzeller, mesela bu kitaplar bir dağ başında kekik kokulu yaylaların serin serin esen rüzgârların arasında okunmalı ki gerçek dünyaya adapte olmak kolay olsun.

“ Uzun Hikâye “başucu kitaplarımdan bir tanesidir saf ve temiz aşkın bir tren vagonunda dahi baki kalması ne çok şey anlatıyor bize. Maaşın kaç? Evin, Araban Var mı sorularına? Bir lokma, bir hırka, sen ve sevda menekşeleri olsun yeter diyor aslında Mustafa Kutlu. Ah işte yangın burada, gerçeklerle yüzleşince hikâyelerdeki kahramanlardan biri olmak istiyor insan. İmtihanların çetinliği, insanların bu asra fazla ait olması yoruyor bizi. İsmet Özel`in dediği gibi "Her gecenin kadir, her gelenin Hızır olmadığını anladığımda kırılıyorum" .Bizde buradan kırılıyoruz tam olarak en çok da kalbimizden, bu dünya bir rüyadan ibaret ve mutluluklar ahirete saklı. Bu düşünceyle hareket ediyor dahi olsak, yine de huzuru arıyoruz.

Gökdelenlerin, Avm`lerin, samimiyetsiz toplantıların, lüks arabaların, markaların, kredilerin, bankaların esiri haline geldi insanlık. Oysa ben hep Mustafa Kutlu`nun o küçük kasabalarında yaşamak istiyorum. Esiri olmak istemediğim bu dünyaya ait de olmak istemiyorum. Tabi bunun için çabalıyorum, kısa vadeli olmasa dahi, nasip olursa ileride bir sahaf açmak için kolları sıvadım. Şu an babadan kalma kitaplarla beraber, iyi bir başlangıç yaptık sayılır ama daha uzun yıllar gerek. Nasip olur inşallah bir gün o sahafı açmak. Hayallerimi gerçekleştirsem de, o sahafı açıp önünde güzel dostlarla muhabbet etsem de, o hayal ettiğim kasabaya yerleşsem de Mustafa Kutlu`ya hep kırgın olacağım.

O`nun güzel kalbinden dökülen hikâyeleri

Bu hayatta bulamadığım için…

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba