Eleştiri Bir Sanat Peki Kimler Sanatçı?
Banu İçli Öner

Eleştiri Bir Sanat Peki Kimler Sanatçı?

Bu içerik 821 kez okundu.
Eleştiri yapma ve eleştiriyi kaldırabilme konusuna bakış her toplumda farklılıklar göstermektedir. Bizim kültürümüzde eleştiri konusu hala tabu halini korumaktadır. Hem yapabilmek hem de yapıldığında kabul edebilmek büyük olgunluk gerektirmektedir. Ama bu konuya başlayacağımız nokta şu olmalı ki biz eleştirinin her iki yakasında da genelde sınıfta kalmaktayız. 
 
Eleştiriyi dozunda ve objektif, saldırganlıktan uzak ve yermek maksadı gütmeden yapabilmek konusuna ben eleştiri yapabilme sanatı diyorum. Çünkü çoğunlukla çok haklı bir eleştiri o kadar yanlış ifade ediliyor ki haklılığı bir yana eleştiriyi yapanı suçlu durumuna düşürüyor. İletişimin temel taşlarından ‘ne söylediğin değil, nasıl söylediğin önemli’ düsturu eleştiri söz konusu olduğunda atılacak ilk adımın yolu yordamı oluveriyor. Konu her neyse en doğru ifade biçimi, beden dili ve takınılacak normal bir tavır mesajın en doğru şekilde ifade edilmesinin mihenk taşları olacaktır. Gelelim eleştiriyi kaldırabilmek hususuna. Eleştiriyi yapmakta dozajı nasıl tutturamıyorsak bu eleştiriyi alıp, kabul edebilmekte de bir o kadar tutucu davranıyoruz. Bir kere kişiselleştirip içselleştirme durumumuz var ki çok yaygın diye düşünüyorum. Eleştiri yapılan harekete, söze ya da takınılan tutuma. Bunu bütün benliğine hakaret olarak algılamak sağlıklı bir düşünce tarzı değil zannımca. Öyle ki eleştiriden benim anladığım, gelişim için önemli fırsatlardır. Ben bu konuya kafa yorduğumdan beri, eleştiri yapabilmeyi becermeye tepki olarak doğmuşlara bile ön yargı yapmamaya çalışıyorum. Niyeti iyi ya da kötü gerçekten bir eksikliğimin işareti olabilir mi? Kendini iletişime açık hale getirmenin en temelinde bu düşünceyi yakalamak yer alır fikrindeyim. Dolayısıyla insanın kendine düşen kısmının peşinde olması lazım. Ben de yola bu noktadan çıktım. Her eleştiri benim kişisel gelişimimde bir ivme oldu hızımı arttıran. Dostlarım, sevenim, sevmeyenim, yerenim kimden gelirse gelsin objektif yaklaşımımla elden geldiğince değerlendiririm. Herkese de tavsiyem odur ki eleştiriyi kabul etme, değerlendirme olgunluğunu hırsa kibre değişmeyelim. Eleştiri yaparkense şirazeyi kaydırmadan, maksadı aşmadan yol almalı, naçizane önerimdir. Her iki yakanın birleşip bir noktada buluşmasının kaynağı ise saygıdır. Biz saygılı tutumdan uzaklaşmadıkça her eleştirimiz bir eğitim olur çevremizdekilere. Ve saygı çerçevesinde eleştiriye gerekli yanıtı vermekte maksadına ulaşılmış bir iletişimi ortaya koyacaktır. 
 
Tüm bunların ışığında eleştiriden korkmadan, gerekli gördüğümüz noktalarda ‘bana ne’ demeden fikrimizi usulünce dile getirerek toplu bir gelişime sebebiyet vermemiz mümkün olabilecektir. Yerinde ve dozunda yapılan her eleştiri muhatabına lütuftur. Elbette eleştirilen taraftan gelen makul açıklama ya da anlayıp eksiği gördüğünü ifade eden tutum olgun insan olmanın doğal sonucu olacaktır. Eleştiri sanatının incelikleri saymakla bitmez ama ana tema böyledir. Kendimizle barışmak için daha çok eleştiri, bol bol özeleştiri. Gelişimin önünde ki setleri tek tek kaldırarak ilerleyeceğimiz parlak günlere…
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba