Kalem Ve Kağıt - Hanns - Josef Ortheil
Esra Pak

Kalem Ve Kağıt - Hanns - Josef Ortheil

Bu içerik 647 kez okundu.

 

8 yaşında henüz doğru dürüst konuşamıyor ve yazamıyorken, babasından yazma dersleri alarak kelime kelime yazmayı bir ustalıkla geliştirip "yazan çocuk" lakabını almış Hanns Josef Ortheil'in hikayesi.

Annesi not kağıtlarıyla konuşan, alış-veriş yapan, çok dialog kurmayan biri. Babası ise okumayı ve yazmayı seven kalıpları takip etmeyen bir adam.

Yazı odalarında geliştirdikleri kendilerine has yazım tarzlarıyla gazetelerde şiirleri, öyküleri basılan yazan çocuk, kapanışı ise çocukluğundan beri her sabah 6 'da kalkıp tuttuğu "kronik" adını verdiği dosyalardaki notlar ile bir kitap yazarak yapıyor.. Kendinin tek okuru olmaktan sıyrılıyor.


Kitabı okurken yazmanın gücüne çok şaşıracaksınız.


Ve Josef Ortheil'in çocukken bir sorusu vardı: "Kayın ağaçları konuşabilseydi ne söylerdi" :)

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

Beş çocuklu bir ailenin son çocuğu olan Ortheil, diğer dört oğlunu İkinci Dünya Savaşı sırasında kaybeden annesinin konuşma yetisini kaybetmesi üzerine sessiz bir çocukluk geçirdi. Annesiyle babası onun sessizlik içinde geçen yıllardan sonra konuşmayı ve yazmayı düzgün bir biçimde öğrenemeyeceğinden korkuyorlardı. Sekiz yaşından itibaren yazma ve konuşma dersleri alan Ortheil babasının "yazı dersleri" dediği ve herhangi bir ders kitabını ya da müfredatı takip etmeyen oyunvari yaratıcılık atölyesinde yıllar boyunca hep şevkle çalıştı. Zaman içinde kendisi ustalığı üstlendi, her gün kendi kendine yeni yazı alıştırmaları verdi, kısa öyküler ve hikâyeler buldu, şiirler ve mini-dramlar yazdı ve ilk "roman"ı üzerine çalışmaya başladı. Çok geçmeden ilk çocuk metinleri dergi ve gazetelerde basıldı. Hiç alışıldık olmayan bir yazar doğmuştu: "Yazı yazan çocuk". Hanns-Josef Ortheil, Kalem ve Kâğıt'ta bu benzersiz tutkuyu anlatıyor. Eski yazı alıştırmalarına ve bu alıştırmaların gerçekleştiği mekânlara tekrar bakıp ailesinin verdiği eğitimin sırlarını çözmeye çalışıyor. Bunun için babasının daha ilk yazma çabalarından itibaren oluşturmaya başladığı arşive dalıyor ve muhtemelen bu metin arşivi günümüzde yaşayan yazarlara ait en büyüğü olma özelliğini taşıyor. Ortheil'in ilham veren dönüşümü sadece peşinden gittiği yazma tutkusunun öyküsü değil aynı zamanda şevk dolu bir meydan okuma.

Ve yaşadığım her şeyin en nihayetinde yazmak için bir materyal olduğunu kavrayabiliyordum. Yazmak akılda uydurulmuş bir şey değildi demek ki, daha çok üzerinde adım adım çalışılacak hayata dair notlar almaktı.

Çizgilerin silinmesi söz konusu değil, çünkü babam silmeyi doğru bulmuyor: "Eğer bir şey yanlış yapıldıysa üstü çizilir ya da olduğu haliyle bırakılıp tekrar baştan başlanır. Ama silmek iğrenç bir şey, silmek, her şeyi iyice kirletip bulaştırmak demek.

Uzun çayırların içine sırtüstü uzanıp gökyüzünden geçen kuşları dikkatlice izliyordum. Bir şahin? Bir atmaca? Bir doğan? Hiçbiri - yukarıda uçanlar "kuş"tu, başka hiçbir şey değil. "Kuş"ları adlandırmaya, tanımlaya gerek yoktu, çünkü "kuş"lar özgürdü. Kuşlar bana kelimeler olmadan, hiçbir düzene ve talimata maruz kalmadan öylece uçarak nasıl yaşanabileceğini gösteriyordu.
(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Hanns - Josef Ortheil

DİĞER YAZILAR
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba