Advert
Advert
Kim Demiş, Kitap Okumayan Milletiz Diye!
Mehmet Ballı

Kim Demiş, Kitap Okumayan Milletiz Diye!

Bu içerik 1503 kez okundu.

Toplumun kitap okuma/ma istatistiklerini boş verin siz, ben gittim, gezdim ve gördüm;
Kitap stantlarında iğne atsanız yere düşmüyordu. Yalnız bir farkla; Fuarı dolduranların tamamına yakını öğrencilerden oluşuyordu. Bu genç nesil ümidimi yeşertti, bizim nesle bakarak…

Sabah saat 10’da TUYAP Kitap Fuarı kapısındaydım, önceki yıllarda izdihamdan kaynaklı tecrübeme dayanarak. Bina önüne otobüslerin biri gelip diğeri gidiyordu. Her otobüsten onlarca öğrenci iniyordu akarsuyun kulları gibi fuara çağlayarak…

Ben de, bir benzeri metrobüs kalabalığından inip, kapı önlerindeki dizili insan kuyruğundan sıyrılarak fuar alanına iştirak ediyorum.

Fuar alanında beni ilk karşılayan kitap kokusu oluyor, sonra yayınevlerinin cıvıl cıvıl stantları ve koridorları dolduran binlerce bıcır bıcır çocuklar…

Mevlana gibi öğretmenleri etrafında pervane olmuş öğrenciler, bir o standa, bir bu standa hücum ediyorlar rüzgâra yaslanmış ekin başakları gibi…

İçlerine karışıp onlar nereye giderse ben de onlarla sürükleniyorum. Ziyaret edeceğim yayınevlerini sonraya bırakıyorum.

Bir çocuk arkadaşının elinden çekiştirerek:

-Emreee! bak bak, “Kitap 1 lira” yazıyor, alalım birer tane… diyor. Çocukların, “Nasıl ve ne tür bir kitap olduğuna değil, fiyatına bakmasına tebessüm ediyorum!

Zira merak ediyorum; Hangi ebeveyn çocuklarına kitap seçerken içeriğine bakar!

Biraz ileride bir yayınevi önünden geçerken, yine çocuklardan biri arkadaşlarını dürtüyor:

-Can, Emir… baksanıza, o kitap burada altı liraymış, verin birer lira, sırasıyla okuruz…

Ve böyle daha birçok anekdot ediniyorum.

Kitaplar arasında iki saatlik bir gezintinin ardından bir kafede biraz soluklanıp sonra kütüphanemdeki eksik eserleri tamamlamak için, önceden hazırladığım listemdeki kitapları almak için yayınevlerine yöneliyorum. Yazar olmak sadece yazmakla olmuyor, kendimizi geliştirmek için bizlerin de sürekli okuma zindeliğinde olması gerekiyor ya, Bilge Kral Aliye İzzet Begoviç kitapları, Yunus Emre Divanı ve birkaç yeni çıkan kültürel kitap alıyorum… İlerleyen saatlerde karşılaştığım tanıdık yüzlerle merhabalaştıktan sonra, yine ırmak gibi akan insanların arasında metrobüsün yolunu tutuyorum.

Dönüş yolunda kulaklarım uğulduyor aklımın takıntısında; TÜYAP Kitap Fuarı, Türkiye’nin en büyük kitap fuarı, lakin çok kalabalık ve yorucu… Bu nitelikte bir kitap fuarından bir tane de İstanbul’un Anadolu yakasına neden/niçin yapılmaz ki?

Bunca izdihama ne gerek var, geniş ve ferah bir ortamda kitapları inceleyerek, dokunarak, severek dolaşmak varken…

Ha bir de, stant kiralama ücretlerinin fahiş fiyatından olsa gerek ki, on bin yayınevinden sadece sekiz yüzü ancak katılabiliyor bu fuara? Dolayısıyla okuyucu her kitaba ulaşamıyor!.. Bir yetkili/ilgili bu haklı serzenişimizi fark eder mi acaba!.. Mehmet Ballı

www.mehmetballi.com

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
G.Yılmaz     2016-11-17 Kitap fuarını sosyal medyaya taşıdığınız için teşekkür ediyorum. Kitabı sevmek, dokunmak çok güzel... Ancak, kanaatimce kitap okımak çok farklı.. Devletin eğitim politikası değişmedikçe kitap okumak sadece sözde kalır. Fuara gelen meraklı, pırıl pırıl taze fidanlar, beyinlerini test çözmekle dolduracaklar. Böylece okumak ve yazmak gibi kavramlar onutulacak.. Oyun yüklenmiş tabletler ve akıllı telefonlar çocuklarımızın elinde alınmalıdır...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba