Çünkü Benim Babam
Beyza Hilal Nur Dindar

Çünkü Benim Babam

Bu içerik 2682 kez okundu.

Çünkü benim babam dört kız babası ve hepsine oğlum diye seslenir.

 

Babam kas hastası.  (Spinal Müsküler Atrofi) Çocukluğunda hiç koşamamış mesela. Ama ben koştum. Top oynamamış o yüzden futbolla ilgilenmez. Ama Galatasaraylıdır. Çocukken hastalığını pek bilmezdim babamın. Hızlı hareket edemezdi. Hasta olduğu da dışardan pek belli olmazdı tabii.

 

Babam hiç omuzuna alıp gezdirmedi bizi. Ben babamın prensesi değildim prensiydim. Bu yüzden erkek çocuğu gibi yetiştik biraz da… Babam 25 yıllık din görevlisi. Camii avlusunda büyüdüm diyebilirim. Evimiz camii bahçesinde bir lojmandı ve namaz saatlerinde dışarı çıkmazdık.

 

Hastalığın ciddiyetinin sonradan farkına varıyorsunuz. Yaş ilerledikçe sanki o hastalık da çocuğunuz gibi büyüyor sizinle. 12 yaşıma geldim babam doktora götürdü. Acaba çocuklarında da kas hastalığı var mı endişesi ile. Kadınlarda az görülen bir vakaymış. Hastalık demek de içimden gelmiyor aslında. Daha başka nasıl ifade edilir bilmem. Babamın engelli olması bana hiç başka engellileri farklı görme düşüncesi uyandırmadı hiçbirimizde... Engelli demek de istemiyorum sadece farklılar. Evet farklılar. Ben de farklı olanlara bizden gözüyle baktım hep. Gözüm hiç farklılıklara takılmadı. Bizden biri dedim.

 

Mesela pazar poşetlerini taşıyamayan ve ansızın herkesin gözünün önünde düşen bir baba hayal edin tam dört kız çocuğu olan. İşte o benim babam. Utanç duymuyorum. Her şey farklı olabilir miydi diye düşünüyorum ama o zaman yine her şey farklı olacaktı. Babam Süpermen olmadı hiç ama süper bir babaydı. Çünkü farklıydı ve biz hep farkındaydık.

 

Bilgisayar işlerinden çok iyi anlar mesela. Programların ne işe yaradığını bilir. Evdeki elektronik aletlerin hepsini söküp tekrar yapabilir. Ama garanti kapsamına bunlar dahil değildir.

 

Babam bizi güçlü büyüttü diyebilirim. Güçlüyüz de. Dizlerimin üzerine düşüp ağladığımı hatırlamıyorum. Çünkü babam ne zaman düşsem beni hiç kaldırmadı. Benim düştüğüm zaman kalkacağıma inandı.

 

Babamla piknikli, tüplü, toplu, ipli hatıralarım yok. Bir keresinde sadece ısrarla balık tutmak istemiştim beni küçük bir gölete götürüp oradaki yüzen küçük balıkları bir kovayla almıştı sadece. Ben hayalimde balık tutup onu kızartmayı düşünüyordum ama o küçük balıklar kurbağa olmuştu. Kurbağa yavrularının küçük balıklara benzediğini öğretmişti. Hepsi buydu yani. Balık tutma maceramız ne bir ağ ne bir oltaydı. Sadece kurbağaya dönüşen küçük balıklardı.

 

Zaman sonra artık kaybetme korkusu ile yaşamaya başlıyorsunuz. Çünkü SMA ameliyat kabul etmiyor. Narkoz aldığınız zaman masadan kalkma ihtimaliniz yok. Babam ne zaman düşüp hastaneye gitse, tedirgin bekliyoruz. Tedirginliği öğrendim, kaygılı bekleyişi. Utanmadan ağlamayı ama dik durmayı.

 

Evet bazı şeylerin tedavisi yok, ilacı yok, şifası yok. Ama sabretmeyi öğretiyor. Merhameti… Bir arada olmayı öğretiyor. Beklemeyi. Ben babamla hiçbir zaman yan yana yürüyemedim hep geride kaldı birkaç adım. Onunla birlikte adım atmayı öğrendim sonra. Çünkü yan yana yürümek bunu gerektiriyordu. Benim babam senin babanı döver diyemedim, ama babamı annemden daha çok sevdim. Çünkü onun sevilmesi gerekiyordu. Babamla top oynamadım ama futbolun iki kale arasında oynandığını o söyledi kız kardeşimde iki kale maç yapmayı da.

 

Şimdi dünya engelliler günü demesinler. Onların bir günü yok. Kusur değil, ayıp değil, günah değil. Allah’ın verdiği bir nimet bu da. Yaşamak, nefes almak bir ritüel değil. Engelli değil, bizden, içimizden ve bizden ileri insanlar bunu kabul edelim sadece.

 

 

 

 

 


Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba