Dertli şiirlerin şairi olmak(2): Mehmet Âkif ERSOY
Mücahit Akıncı

Dertli şiirlerin şairi olmak(2): Mehmet Âkif ERSOY

Bu içerik 1207 kez okundu.

Bir makale ne kadar zor yazılırsa bugünkü makalemi o kadar zor yazıyorum. Sebebi ise; anlatamadığımız veya gerçekte anlayamadığımız Üstad Mehmed Âkif Ersoy hakkında yazmaktır. Nasıl anlat(y)alım ki o derin insanı? Nerden başlayalım anla(t)maya?

Şiirlerindeki dertli Âkif’i mi, siyasi alanda onca iftiralara maruz kalan İttihat-Terakkici(!) Âkif’i mi, Berlin ve Necid'e gitme sebeplerini mi, Kur'an meâlini ve nolduğunu mu, yoksa içlerimizi acıtan  evlatlarının hallerini mi?

Bunlar çok su götürür ve bu su bizim boyumuzuda aşar.

Fakat bu yazımda acizane dava adamı ve DERTLİ Mehmet Âkif Ersoy'u sizlere takdim ve tarif etmek istiyorum.

Üstad Mehmet Âkif, Sezai Karakoç hocanın değimi ile; "Doğu İslamlılığının (annesi Buharâlıdır), Batı İslamlılığının (babası Rumelilidir) ve Merkez İslamlılığının (doğduğu yer Fatih semtidir) bir sentezi bir çocuktur"(1) demektedir.

Böyle güzel coğrafyalardan gelen bir ailenin çocuğu olan Üstad Âkif'in İslamın merkezi olan topraklarda yetişmesi ve pişmesi...

Küçük yaşlarda Kur'an ile sıkı irtibatı olan Üstad (ki tamamını ezbere bilecek kadar tekrar etmesinin ve yirmili yaşlarda demir gibi sağlam bir şekilde hafız olmasına katkı sağladığını söylemektedir)(2), Kur'an’ın hedefini ve tesirini en içten duygularla anlamış ve şöyle demişti;

...

Doğrudan doğruya Kur'ân'dan alıp ilhâmı

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı

...(3)

Evet Üstad Âkif herzaman bu dertte olmuş ve döneminin en çalkantılı zamanlarında Anadolu’yu bucak bucak gezip, vaazlar vererek ve Sırat-i Müstakîm(daha sonra Sebilürreşad ismiyle devam etmiştir) dergisinde meal, tefsir yazıları ve şiirleriyle halka İslam'ı anlatıyordu.

Kendisinin ifadesiyle davası Kur'an’a dayanıyordu:

...

Kitabullah'ı işhad eyledim -gördün ya- da'vama

...(4)

Üstad Âkif yeni bir nesil, yeni bir uyanış ve kıyam istiyordu. Şiiri tanımlarken; "şiir sanat için değil, halk için olmalıdır" diyordu.

Çünkü halk ızdırab çekerken, savaştan savaşa sürüklenirken, bugünde aynı ızdırab içinde olduğumuz

...

Cemaatsiz imamlar, kirli yüzler, secdesiz başlar

Gazâ namıyle dindaş öldüren bîçare dindaşlar

... (5)

dediği bir vakitte Üstad Âkif için şiir; sanat veya edebiyat malzemesi olamazdı. Aksine şiir; onun için en büyük mücadele aracı idi.

Ümmetin tefrikasından ve perişanlığından ciğeri yanan bu büyük insan, İslâm ve iman ile yoğrulmuş sinelere şöyle nidâ ediyordu:

O iman ittihad isterdi bizden, vahdet isterdi

Nasıl "bünyan-ı mersûs" olmamız lazımsa gösterdi.

Peki! Bizler ne yaptık? Kol kol olduk, târumâr olduk...

...(6)

 

Fakat o asla ümitsizliğe düşmedi. Milli mücadele zamanlarında köy köy gezdi ve kürsülerden bu milletin içinde gerçek cevheri ortaya çıkartacak şu mısraları söyledi;

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:

Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!

Kapkaranlıkken bütün âfâkı insaniyyetin

Nûr olup fışkırmışız tâ sinesinden zulmetin

....(7)

Ve aynı şekilde ümmetin birliğinin İslamda, kardeşlikte ve doğruları savunmakta olduğunu vurgulamaktaydı.

...

Emr'i bi'l ma'ruf imiş ihvan-ı İslâm'ın işi;

Nehy edermiş, bir fenalık görse, kardeş kardeşi.

...(8)

 

Kısacası diyebilirizki ; Üstad Âkif milletin o sancılı günlerinde milletin derdiyle dertlenen bir ferd idi. Aynı zamanda hem hastalığı gösteren bir tabib, hem de hastalığa şifa olacak yolu gösteren bir şifacı/eczacı idi.

Bu denli milletinin derdiyle dertlenen İslâm şairi, bu acılardan ve dertlerden bîhaber olan zümrelere de tokat gibi veyl ediyordu.

...

Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan!

Hey sıkılmaz! Ağlamazsan, bari gülmekten utan!

...(9)

 

Üstad Âkif'in buraya hangi şiirini alsak bir kıt'asından sayfalar yazılabilir belkide. Fakat o koca yürekli şairin bu millet için ne denli dertli ve bu milletin sökülmez bir parçası olduğunu anlatmaya çalıştık.

Başta söyledik ya Üstad'ı anlatmaya ve gerçek olarak anlamaya ne satırlamız nede sadırlarımız yeter.

O güzel insan ile aynı coğrafyada yaşamaktan onur duyuyoruz. Onun açtığı bu DERTLİ şiir yolunda daim olmayı temenni ediyoruz.

Kendisine Yüce Rabbi Rahim'den rahmet ve mağfiret diliyoruz. Kabri nûr, mekânı cennet olsun.

 

Başka bir dertli şiirlerin şairinde görüşmek üzere. Allaha emanet olunuz...

 

Mücahit AKINCI

 

Kaynakça:

1: Sezai Karakoç,Mehmet Akif; sy:10

2: Prof.Dr. İsmail Lütfi Çakan, Âkifçe; syf 20

3: Mehmet Akif Ersoy,Safahat,6.kitap; Âsım şiiri

4: Ersoy,Safahat,5.kitap; Hâtıralar'dan

5: Ersoy,Safahat,7.kitap; Gölgeler'den/Şark şiiri

6: Ersoy,Safahat,5.kitap; Hatıralar'dan

7: Ersoy,Safahat,3.kitap; Hakkın sesleri'nden

8: Ersoy,Safahat,3.kitap; Hakkın sesleri'nden

9: Ersoy,Safahat,5.kitap; Hatıralar'dan

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba