Advert
Advert
BİR ÇİÇEĞİ HECELERKEN
Ali Rıza KAŞIKCI

BİR ÇİÇEĞİ HECELERKEN

Bu içerik 1567 kez okundu.

Bir çiçeği hecelerken oldu her şey.

Fil-bah-ri mi, Ka-sım-pa-tı mı, yoksa Ge-lin-çi-çe-ği mi?  Hangisiydi bilmiyorum! Hangi çiçekle başladı ilkbahar. Hangi çiçekle süslenmeye başladı bu dağlar.

Ayrılık sarısında bir Ka-ran-fil düştü gönlüme. Sonra umut mavisinde bir Me-nek-şe çıktı karşıma. Bir ilkbahar günü olmalıydı vakit.

Bir çiçeği hecelerken gözlerim doldu. Doğduğum yerlere yıllar sonra yeniden gelmiştim. Çobanlıkla geçen çocukluğum dağları ezber ettirmişti bana. Kır çiçeklerini nenemden öğrenmiştim.  Tav-şan-to-pu-ğu, Pa-pat-ya, Sa-ğır-ku-lak, Des-ten-bel ve adını sayamadığım kır çiçekleriyle tanıdım dağları.  Kınalı kuzumu Ge-lin-cik-ler içinde kaybettim bir gece. 

Sadece dağlardaki kır çiçeklerinden öğrenmedim isimlerini. Kadınlar birbiriyle yarışırdı bizim köyde çiçek yetiştirmek için. Zam-bak, Kış Gü-lü, Ley-lak, Sar-dun-ya! Hepsi ayrı bir dünya.

Daha hal hatır etmeden “Sende Pey-gam-per çiçeği var mı?” diye sorardı ablalarımız düğünlerde birbirlerine.

Kırmızı bir gül bulan delikanlılar ne de şanslıydı o günlerde. Yanakları allıkla değil utanmaktan kızardı o zaman kızların. Kırmızı gül söylerdi “Gönlüm düş’tü sana!” diye.  Mendillerin kenarında işlenirdi Kı-na Çi-çek-le-ri.

Gözlerimin önünden geçiyordu hayatım. Bir çiçekle başlayan hayallerim vardı benim. Radyomda çalan çiçekli türkülere vurgundum ben.  Kırmızı Gül Demet Demet,  Karanfil Deste Gider,  Değirmen Üstü Çiçek,  Menekşe Koymuşlar Gülün Adını… Hangi birini sayayım daha. 

Elem topuğumda, umudum boynumda dolaştım ben bu elleri. Çiçekli dağları, mor Sümbüllü bağları terk eyledim okumak için. Şehre gittim okumaya. Çiçeksiz, beton yığını şehirler dolaştım. Kadınlar Günü, Sevgli(siz)ler Günü, Anneler Günü’nde kıymetlenen sonra unutulan çiçekler gördüm ellerde gezinen.

Kâğıtlara çizdim çiçeklerimi. Ben bir çiçek hastasıydım. Suçiçeği çıkardığımda bile sevinmiştim, ben çiçek bahçesi oldum diye!

Okudum. Büyüdüm. Okudukça büyüdüm. Öğretmen oldum. Köyüme döndüm bir gün. Kırkpınar Yaylası, Kardeş Gediği Geçidi, Han Deresi demeden koştum dağlara.

Ve başladım bağırmaya.

“Artık ben bir öğretmenim!”

“Duyun, dağlar taşlar!

Duyun! Ey yalçın kayalıklar!

Yaban Gülü!

Sarı Papatya, Gelin Çiçeği, Ezan Çiçeği….

Duyun Begonyalar,  Sarı Papatyalar,  Dağ Laleleri….!”

“Ben öğretmen oldum!”

“Sizin dağlarda açtığınız gibi benim de yüreğimde çocuklar açacak.”

“Sizin dağları süslediğiniz gibi benim de öğrencilerim bu kirli dünyayı güzelleştirecek.”

Bir çiçekle dalmıştım hayallere. Elimde bir çiçek vardı sadece. Hangisi bilmiyorum.

Öğrencime adını öğretiyordum.

İsmini hecelerken gözlerim daldı.

Sahi neydi adı?

Yasemen mi, Menekşe mi, Sümbül mü?

Bir çiçeği hecelerken oldu her şey.

Gül tek heceydi.

Gül/düm.

Gül/dü.

 

 

 

 

 

 

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba