Yeni Öykü: Sarı Alan
Kevser Evsen

Yeni Öykü: Sarı Alan

Bu içerik 1138 kez okundu.

SARI ALAN

Hızla merdivenleri inmeye başladı. Bir şey unutmuş muydu? Anahtar, telefon, cüzdan. Hepsi tamamdı. Ocak kapalı, pencere, evet o da. Kediye maması verildi. Evraklar, onlar da tamamdı. Şimdi tek mesele toplantıya zamanında yetişmekti. Dönüşte elektrik ve su faturası ödenecek, bankaya da otomatik talimat verilecekti.  Bu akşam annesini aramalıydı. Koşuşturmalar içinde aramayı unutunca çok üzülüyordu. Çok kıymetli dostlarından biriyle de bir aydır konuşulmamıştı. Kendisini unuttuğunu düşünecekti. Oysa unutmamıştı. Diğer bir yakın arkadaşı da dün aramıştı. Aradığını gördüğü halde açmamıştı. Böyle olunca kendini çok kötü hissediyordu.  Telefonu açınca  ise mutlaka bir saat konuşuyorlardı. Ona da geri dönülecekti. Bu arada okunmak üzere alınmış bir sürü kitabı bekliyordu. Onlara sıra gelmiyordu ki!

Kadın birden durdu. Arka arkaya kafasına üşüşen tüm düşünceler ani durmanın etkisiyle öne doğru savruldu. Her biri, bir yerini yaraladı. Bu da bir sorundu. Unutmak! Neyse kadın unutmak üzerine kafa yormadı. Durdu. Sadece durdu. Hızla içeri girip çıkan nefesi durdu bir an. Göz kapakları birkaç saniye açılıp kapanmadı. Kadın dışında her şey hareket ediyordu. Öyle ki evler bile akıp gidiyordu. Kadın ‘ Hayır’ dedi içinden. ‘ Akıp giden benim! Sonu nereye çıkacağı belli olmayan koşuşturmacanın içinde akıyorum. Sanki kendi isteğimle binmediğim bir otobüste gidiyorum. Pencereden dışarı bakıyorum sonra. Dışarısını üst üste binmiş çizgiler olarak görüyorum. Sanki dışarda bir şeyler kayıyormuş gibi. Ama aslında ben kayıyorum. Yerli yerinde olan hayatın içinden sessizce ve azalarak kayıp gidiyorum.’

Kadının başı döndü. Kendisi mi akıyordu, etrafındakiler mi? Bunu ayırt edecek gücü kendinde bulamadı. Sadece bir şeylerin akıp gidiyor olmasının ağırlığı çöktü üstüne. Yapmaktan en çok hoşlandığı şeyler bile akıp giden hayatın sıradan bir parçası oluvermişti. Hem de ‘ yapılması gerekenler’ listesinde. Bu listeye kim girdiyse üstü başı griye boyanmıştı zaten. O işi yapmanın verdiği renkli zevk yerini zorunluluğun griliğine bırakmıştı.

Kadın gri hayatına baktı. Bu haliyle akmıyordu. Öyle kaskatı, kocaman karşısında duruyordu. Öyleyse daha demin akıp giden neydi? Kendisini bile sürükleyen? Engel olamadığı şey neydi?

Kadın duruyordu. Uzun süre kendisinden kaçtığı düşüncelere öyle sokak ortasında yakalanıvermişti işte. Kımıldayamıyordu. Gözlerinden boynuna doğru ince uzun bir yol çizilmeye başladı. Bu yol ıslaktı. Kadın aşağı doğru kendiliğinden akan ıslak iplikleri takip etti. Sonra gürül gürül akan bir nehir gördü orada. Ne kadar da güzeldi. En son ne zaman tek başına ya da bir sevdiğiyle böyle bir nehre gelmişti? Hatırlayamadı. Kadın hayranlığını gizlemeden usulca nehre doğru yürümeye başladı. Nehrin kıyısına oturdu. Ayakkabısını ve çoraplarını çıkardı. Sadece suların sağa sola çarparken çıkardığı o güzel sesi dinlemeye başladı. Etraf sakindi ve yeşil… Zaten yeşil en çok sakinliğe yakışıyordu. Karşıdaki ağaçlara baktı. Nehrin kenarında can bulmuştu hepsi. Suya tutunmuşlardı yere uzanan elleriyle. Bu serin su onlara hayat olmuştu. Kadın sanki bir tablonun içine gelmiş oturmuştu. Derin bir nefes aldı. Temiz hava unuttuğu şeyleri de doldurdu yüreğine. Evet, yaşamak buydu! Etrafa tekrar tekrar baktı. Gözleri yormayan tek şeydi şu manzara. Ağaçlar, su, gökyüzü…  İçini tatlı bir huzur kapladı. Tüy kadar hafif hissetti kendini. Güneşin altında çatlayacak kadar sıcak bir günde birden esen rüzgâr gibiydi huzur.

Kadın bunları düşünürken aniden bir gürültü duydu. Kafasını kaldırdı. Kendisine doğru gelen büyük su kütlesini gördü. Hemen doğrulmaya çalıştı, ayağa kalktı. Tam kaçarken sudan kayganlaşmış olan taşa bastı. Yüz üstü ayaklarının altından akan suya düştü. Her şey öyle ani olmuştu ki ne olduğunu anlayamadı bile. Çırpınmaya başladı. Su onu sürüklüyor, o engel olamıyordu. Kafasını yukarı çıkarmaya çalıştı, olmadı. Ardı ardına yuttuğu suların haddi hesabı yoktu. Bir ara nefes alabildi. Ta derinlerine kadar çekti o nefesi. Yalnız bu da uzun sürmedi. Yüzmesi imkânsızdı. Sanki nehrin içinde giden bir insan değildi de çöptü, samandı. Öyle hafif ama saman gibi savrulduğu için de öyle ağır. Ne sağa dönebiliyordu ne sola, ne de etrafındakilere bakabiliyordu. Arada nehrin alçalış ve yükselişlerinden etkilenerek suda inip çıkıyordu. Nehrin kenarı yeşil bir çizgiden ibaretti şimdi. Sanırım bu dünyada gördüğü son güzel çizgiydi. O aşılması imkânsız bir çizginin ucuna gelmişti. Burada ölecekti. Çırpına çırpına, coşkun ve deli suların elinde sudan şişene kadar tokatlanacaktı.

Şu an kalbi nefes alamamanın etkisiyle küt küt atıyordu. Biraz sonra ise çaresizliğin zayıf ve cılız sızısıyla duracaktı. Kurtulmanın hiçbir yolu kalmamıştı. Kadın kollarını sağa doğru açtı ve iyice kendini suya bıraktı. Hayatın, mücadelenin ve kendisinin ellerini bırakmıştı. Sulara… Boş boş çırpınmayacak, teslim olacaktı. Tam o sırada eline hızla bir şey çarptı. Büyükçe bir dal. Sert çarptığı için elini de acıtmıştı. Çok kaygandı ve tutmak imkânsızdı. Ama o çarpan şey düştüğü umutsuzluğu sarsmıştı. Kafasında bir ihtimal doğmuştu. Tüm gücünü ellerine vermeye çalıştı. Bulduğu ilk dala canla başla tutunacaktı. Bir, iki, üç… Tüm dallar ellerinden kayıyordu. Onları tutmak imkânsızdı. Evet, bir tane daha! Kadın tüm dikkatini yaklaştığı dala verdi. Tam yanından geçerken sımsıkı tuttu onu. Kayıyordu, hayır tutamıyordu. Kaydı bir eli. Tam diğeri de kayacakken tekrar tuttu. Altında akan deli tay onu savuruyordu. Sanki bir çarşaf gibi bedeni dalgalanıyordu. Yüzüne yüzüne gelen sular ve kayıp gitmemek için sımsıkı tutunulan dal. Bir de dua. Koskoca hayatı bu üç şeyin içine sığıvermişti. Tutunmayı başarmıştı çok şükür.

Kadın birden gözlerini açtı. Etrafına baktı. Ne kendi akıyordu ne de etrafındaki evler. Su da yoktu nehir de. Öylece peşinden savrulduğu koşuşturmanın ortasındaydı.  Caddenin sağından, solundan geçen insanlar onun niye durduğuna bakıyor gibiydi. Sahi niye durmuştu? Evet, kendine tutunmak için!

Kevser Evsen / Butimar Edebiyat Dergisi - 4. Sayı

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba