Advert
Advert
YOKUŞU TAŞIYAN TAŞ
Kevser Evsen

YOKUŞU TAŞIYAN TAŞ

Bu içerik 1791 kez okundu.

Yolum uzun, ardım dönük dünyaya. Nereye gideceğimi bilsem ah! Sadece yürüyorum. Sadece yol ve ne zamana dek süreceği belli olmayan bir gece gündüz hikayesi. Sahi gündüzler bir gün bitecek mi? Bitecek. Sahi bunu biliyor mu insanlar? Biliyor. Sahi yolun sonunda ne bulmayı umuyorlar? Nereye gidiyorlar?

Nereye gidiyorum? Sadece yol ve nefes. İnip çıkan bir dağ, kalbimin üstüne yapışmış. Dağa çıkarken daha fazla inip çıkıyor. Tıkanıyor. Öksürüyor. Dizlerini büküp yere doğru eğiliyor. Nerden bulaştım şu işe diyor, dağa tırmanmak da neymiş? Ayağının ucundan bir taş yuvarlanıyor aşağı. Nerde duracağını hayal ediyor, gülümsüyor. Öyle yukardan bir taş bırakmışlar içime, nerde duracağını merak ediyor, gülümsüyorum. Taş, taş deyip de küçümseme. Kimi taşlar vardır içinden pınarlar fışkırır, kimi taşlar vardır Allah korkusuyla aşağı yuvarlanır. İçimde yuvarlanan taşı düşünüyorum. Koş diyorum ona koş! Sakın deme artık kovuğumda incitmem Onu. Sakın yeterli ve büyük görme kendini taşım. Sonra taş olursun. Taşım soruyor. Korkuyorum… Fakat ne zaman bir denizin dibinde yosun tutacağım? Yol bitince diyorum ona. Ofluyor pufluyor. Bir rahata eremedim diyor. Gülümsüyorum. Dünya burası. En rahat günlerimizde bile rahatı kaçmış bir sürü kardeşimiz var. Bir sürü taş var burada ama onlar senin gibi değil diyorum. Onların içinden su fışkırmıyor. Onlar hep kırıyorlar. Mütemadiyen kırıyorlar, bile isteye canlarını acıtıyorlar insanların. Senin durman mümkün mü şimdi? Hem diyorum en çok kendinin doğru olduğuna inananlar yanlış yapıyor. Mümkün mü bir köşeyi tutmak ve kalbinde hiç endişe etmeden mağrur bir hayat yaşamak? Titreyeceksin taşım yol ilerledikçe, titreyeceksin ve şöyle diyeceksin. Parçamı bir yerde düşürdüm mü?

Ben yukarı çıkıyorum. Taşım aşağı iniyor. Hiç birleşmeyecek bir yolculukta gidiyor gibiyiz. Ama biliyorum dünya yuvarlak. Ve ben en yukarı çıktığımda o kovuğuna oturacak. Dağa tırmandıkça ben de insanları şikayet ediyorum taşıma. Kalbimi sana benzetiyorlar taşım. Kaskatı kesiliyorum. Aaa, diyor taşım. Şu yaptığın da iş mi? Söyle bakalım bana ne olmuş? Yapma cancağazım diyorum,biliyorsun senin gibi taşlar çok az. Hayata karşı sertleşiyorum. Kalbim kadar yüzüm de asık suratlı bir duvar oluyor. Ve bu beni mutsuz ediyor. Kalp dediğin yumuşacık olmalı, naif. Yanlışın var diyor. Kötü insanlara sert olmalı kalbin ve dimdik. Sadece hak edene yumuşak olacak. Hem tanıyıp etmeden hoppadanak güveniveriyorsun, hak ediyor mu bilmeden bir büyük ihtimam, fedakarlık… Sonra da elalemi şikayet ediyorsun. Kalbimi sana benzettiler filan. Bir de naif ol ama öyle eften püften kırılan küskülü bir kalp olma diyor. Şöyle bir bakıyorum ona. Emredersiniz efendim.  Gülüyoruz. Kalbimizi kahkaha sonrası tatlı bir yumuşaklık sarıyor. Taşımın kalbini düşünüyorum. Haklısın diyorum. Doğruya doğru. Hatamı kabul etmek yapabildiğim en istikrarlı şey.

Yürümek bitmiyor, yanlışlar bitmiyor, eksikler ve yol. Kimi eksiklerimi kabul ediyorum artık. Ben buyum. Sırtımda kambur gibi sırıtıp durma. Böyleyim işte. Kimi yanlışlarımı kabul etmiyorum. Hiçbir yanlışımı kabullenmiyorum ben. Taşım da en çok bu huyumu seviyor. Ben bu değilim diyorum yanlışlarıma. Siz sonradan oluştunuz. Ve sizin ne bir açıklamanız ne de bir bahaneniz var. Sadece yapmamalıydım. Yapmamalıydım o kadar. Taşım diyor ki seni ikiyüzlülerden ayıran en önemli şey bu. Ama sakın burnun büyümesin. Çünkü yol bitmedi. Ayağın kayabilir. Ayağıma bakıyorum. Allahım diyorum. Doğru yola ulaştıktan sonra ayaklarımı kaydırma. Doğru yolda mıyım ki acaba? Etraf yeşillik, kuş sesleri, mis gibi hava. Bir çam ağacının dibine oturuyorum. Ellerimi başımın ardına kenetleyip gökyüzüne bakıyorum. Yol böyle bitsin işte. Ohh… Sonra yine o soru geliyor aklıma. Doğru yolda mıyım? Allahım diyorum beni doğru yola ilet. Başkalarının sahte ve çok süslü doğru yollarına değil, senin tek ve hakikatli dosdoğru yoluna. Taşım bana bakıyor, ben göğe…

Gökte uçan kuşlar hür… Ve yol bizi bekler. Biraz dinlendik. Haydi yolumuza sevgili taş. Taşımda bir şımarık gülümseme. Sevildiğinden emin. Dizlerimden derman çekiliyor. Yere atılmış bir ağaç dalını asa yapıyorum. Yeni bir yol arkadaşı. Sahi diyor taşım neden yanında kimse yok. Benim aşmak istediğim dağa kimi sürükleyebilirim diyorum. Beni sürükledin ya diyor boyuna koşuyorum. Sen başkasın. Başka olan başka kimse yok mu? Yol arkadaşı. İnsanlar birbirini çıkarları için seviyor, sen ne diyorsun diyorum. Burada bacağım kırılsa kim hamal olmak ister. Her şey güzel günler bitene kadar. Her şey şu yapmamalıydım diye kabullenmediğim hatalarıma gelip dayanana kadar. O sarp yokuşu gördün mü? Nedir o sarp yokuş? Yokuş çıkmak zor iş. Artık insanlar zahmet istemiyor. Bazen de tam tersi. Her şey güzel günler gelene kadar. Senden daha iyisiyle karşılaşana kadar. Halbuki onca zorluğu omuz omuza aşmışken. Taşım yuvarlanırken duruyor, bana bakıyor. Seni hasta gördüm diyor. Şu modern yüzyılın her tehlikeli virüsünü kapmışsın mübarek. Hasta değilim diyorum. Gerçek bunlar. Şimdiki insanları tanımıyorsun. Sen de şimdiki insanlardansın diyor. Mutlaka senin gibi birileri vardır.  Öyle ama bilmiyorum. Belki ben de öyleyim. İnsan olmak çok karışık diyorum. Keşke ben de bir taş olabilsem. Sen de bu anlattıkların gibi olsan rahatsız olmazdın ki diyor taşım. Hem insan olmak sana çok yakışıyor. Hasta mıyım diye düşünüyorum. Olur mu olur. Her iki kişiden birinde aynı şeyleri duyunca üstüne bir de kendin görünce şifayı kapmamak mümkün değil. Peki. Umarım kalbimdeki hastalıklara Allah şifa verir diyorum. Verir verir diyor taşım gülüyor, sen merak etme. Sen yeter ki yalnız Ondan iste. Kalbim sımsıcak oluyor. Dağın ucuna yaklaşmışım. Yolun sonu görünüyor. İçimde yalnız olmadığım hissi. Hiçbir zaman hem de. İyiki taşım var diyorum ve iyiki O var. Bir derin nefes alıyorum.

Kevser Evsen

*Temmuz Dergisi 10. Sayı

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba