Eyyüp Altun – Sona
Cihat Albayrak

Eyyüp Altun – Sona

Bu içerik 796 kez okundu.

 

Daha evvel İsmet Tunç ‘Sona’ya dair etraflıca iki yazı yazdı ve hatta Eyüp Altun ile bir de röportaj gerçekleştirdi. Sayın Tunç’un kalemini ve birikimini takdir ettiğimden ayrıca roman tahliline girmeden izlenimlerimi, özellikle belirtmem gereken noktaları kaleme alacağım.

Öncelikle kitapta -2. basım olmasına rağmen- hala var olan yazım hataları beni üzdü açıkçası. Böyle yoğun bir eserin editörlüğünün, redaksiyonunun oldukça profesyonelce yapılmış olması gerekirdi.

Roman 1915 olayları etrafında filizlenip gelişen, Ermeni kızı Sona ile Türkgenci Gazi’nin aşkını anlatıyor. Daha evvel böyle bir çalışmanın olmaması ve ilk basımın da, Türkiye’de konu ile alakalı oldukça çok tartışmanın yaşandığı bir döneme denk gelmesi, ‘Sona’nın yazarın ilk kitabı olması ve ilk kitabında bu konuyu işlemesi ve daha birçok etken açıkçası beni biraz önyargılı davranmaya itmişti. İlk sayfalarda gözlerim, bu önyargının dürtüklemesiyle, kendimi kanıtlayabileceğim bir arayışla sınırlamıştı okumamı. Ancak sayfalar ilerledikçe yazara karşı büyük bir hayranlık duymaya başladım çünkü ‘ben bu konuyu işleseydim, tam da böyle işlerdim’ diyebileceğim bir içerik ve üslup ile karşılaşmıştım.

Romanın geçtiği yerde yaşıyoruz biz de. ErcişliyizEganisliyiz… Burada yıllardır bir Ermeni antipatisi vardı, ben öyle gözlemlemiştim. Örneğin, birine çok kızdığında büyüklerimiz ‘Ermeni oğlu Ermeni’ derlerdi. Bunun gibi çokça örnek vermek mümkün. Burada önemli olan nokta, aynı insanların 1915 olayları hakkında, sözde ya da sözde olmayan, her iki tarafın da iddia ettikleri soykırımlar hakkında ufacık bir bilgilerinin olmaması… Hiçbir tarih ‘ders kitabında’ karşımıza çıkmayan konular bunlar. Biraz bu yüzden, biraz da sanki ‘unutmamız gerekiyormuş’ gibi ilgisiziz. Bilgisiziz.
 
Yapıcı bir üslubumuz yoktu yakın zamana kadar. Çok şey değişti; anlayışımız farklılaştı ancak biz halaErmenileri öldürüp kurtuluş günü kutluyoruz. Her yıl 1 Nisan’da Erciş’in Ermeni işgalinden kurtuluşu kutlanıyor. Kutlanıyor derken; temsili gruplar yapılıyor Türkiye’nin hemen her yerleşim biriminde yılın bir günü yapıldığı gibi, Ermeni askerleri, Türk askerleri diye. Çadır kuruluyor bir tane, sözde Ermeniler Türk çadırını yakıyor, kundaktaki sözde bebeği öldürüyor. Sonra Türk atlıları geliyor, temsili silahlar sıkılıyor, Ermeniler bozguna uğratılıyor ve tüm bunlar küçücük yüzlerce çocuğun gözü önünde yapılıyor ve biz alkışlıyoruz olup biteni. Kurtulduk sanıyoruz! Daha evvel bu konuda yazılar yazmamıza rağmen bu yıl da aynı kutlamanın yapıldığı haberini aldık. Kitapta sık sık vurgusu yapılan Türk-Kürt-Ermeni dostluğu, eskiden var olan huzurlu ve uyumlu, barış dolu yaşam ile yazar sanırım bizlere bu gibi konularda yaptığımız yanlışları gösteriyor. Görmemize yardımcı oluyor.

1915 olaylarının içyüzünü görmek isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kaynak ‘Sona’. Büyük bir birikimin eseri… Roman tarihi yanının ötesinde işlediği aşk ile de oldukça başarılı bir çalışma olmuş. Gazi ve Sona’nın, romanın sonunda ölmemesi ve birbirlerinden habersiz olmaları ise bir devam romanının sinyallerini veriyor. Açıkçası neler olacağını ben çok merak ediyorum. Bir devam için Eyyüp Altun’un kapısını aşındıracağım sanırım…

Logos Yayınları, 2. Basım, Nisan 2009 İstanbul

* Bu yazı ilk olarak 2010'da kaleme alınmış ve http://ercisnet.com'da yayınlanmıştır. (O günlerin ErcisNet'i.)
DİĞER YAZILAR
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba