Advert
Advert
Sanal Medya ve E Dergicilik Üzerine
Mehmet Ballı

Sanal Medya ve E Dergicilik Üzerine

Bu içerik 254 kez okundu.

Sanal Medya ve E Dergicilik Üzerine

Zamanın ve mekânın ruhu yoktur! Ancak orada insan varsa anlam kazanır, kültür sanat ve edebiyat varsa mana kazanır. Zaman şimdi farklı bir yöne evriliyor; yapay zekâ, sanal medya…

Dün Sancaktepe Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Türkiye Dergiler Birliğinin (TÜRDEB) düzenlediği, ‘Ustalara Saygı Programı’ vardı. Elliden fazla dergicinin de yer aldığı toplantıda ben de Halk Edebiyatı Dergisi Editörü olarak dergimiz adına oradaydım. Hazırlanma sürecinde bizim de nacizane katkı sağladığımız bu güzel programda emeği geçenlere teşekkür edereriz...

TÜRDEB’de görev değişimi ile yeni başkan seçilen Sebîlürreşad Dergisi’nin de Genel Yayın Yönetmeni olan Fatih Bayhan’ın  uhdesinde ki programa davet edilen usta yazardan gelebilenler arasında öne çıkan isimler şunlardı; Karabatak Dergisi’nden Ali Ural, Dış Politika Dergisi’nden Abdurrahman Dilipak, Yörünge Dergisi’nden Resul Tosun, Ay Vakti Dergisi’nden Recep Garip, Mavi Kuş Dergisi’nden Erol Erdoğan, Kandil Çocuk Dergisi’nden Ahmet Efe...
Bu usta yazarların ortak özelliği ise geçmişten günümüze birçok dergi çıkarta gelmiş olmalarıydı. İşte bu programın da ana teması usta dergicilerin geçmişteki tecrübelerinden faydalanmaktı…

Programda usta dergiciler sırasıyla söz aldılar. Edebiyatımızın önemli değerlerinden usta yazar Ali Ural konuşmasında, “Bu işle (dergicilikle) uğraşan herkes kahramandır, bunu da bilmezler” diyerek, geçmişte dört farklı dergi çıkardığını ve ekonomik güçlükler yüzünden kapatmak zorunda kaldığını ve manidardır ki son çıkardığı derginin de bu nedenle adını ‘Karabatak’ koyduğunu anlattı, kısa ve öz konuşmasıyla...

Usta yazar, fikir adamı Abdurrahman Dilipak, her zamanki pratik zekâsı ve engin düşüncesini bizimle paylaştı. Düşünceleri çok ufuk açıcıydı;
“Yapay zekalı bilgi havuzu oluşturmamız lazım” diye, sözüne başlayarak, ‘Tesla’nın suya data veren teknolojinin günümüzde daha da geliştirilerek insan beynine komutlar verildiğini, böylece data transferiyle robotik insanlar, humonetler, gemonetler, avatarlara dönüştürülerek insan kodlarının maniple edildiğini’ söyledi. Yine bu bağlamda Sanal Dergicilik ve Sanal Medyaya geçiş süreci başladığını, 6 yıl sonraki yapay zekâ ortamında dergiciliği de kapsayacağını detaylı bir şekilde anlattı.

Ay Vakti Dergisi’nden şair Recep Garip, “Lütfen birbirimizi arayalım, birbirimizi arayan soran insan olalım” sözlerindeki sıcak ve samimi duygularla başladığı konuşmasında, ‘Pulsuz', 'Akıncı' gibi dergiler çıkardıklarını ve bu dergilerden birçok fikir adamı yetiştiğini’ söyledi…

Beni asıl etkileyense, toplantıya ilk gelen ve heyecanlı olduğunu gözlemlediğim usta dergici Resul Tosun idi. Halen ulusal bir gazetede günlük yazıları çıkan Tosun, geçmişte çıkardığı dergilerden bahsederek, “20 sayı çıkardığım dergi de oldu, 40 sayı, hatta Yörünge Dergisi gibi 400 sayı da... Ama benim bir prensibim vardır; kendini amorti etmeyen dergiyi hemen kapatmışımdır.” Sonraki söyledikleri tüm yazarlar adına çok daha önemli idi. “Bir dergici, kâğıda, matbaaya, kargoya nasıl ki para veriyorsa müellife de telif vermelidir! Yazarlara mutlaka telif ödenmelidir. Ödensin ki yeni üretken yazarlara yol açılsın. Ben dergiciliğim boyunca M. Şevket Eygi hariç tüm yazarlarıma telif ödedim.”
Resul Tosun beyin bu sözleri herkesten büyük takdir topladı… Zira biliyoruz ki birçok kurum, kuruluş kültür adamını çağırır ama yol parası dahi vermezler! Evet, önce devlet, sonra özel sektör ve STK’lar kültür sanat ve edebiyata, edebiyatçıya sahip çıkmalıdır. Dergiler desteklenmelidir. Kültür Bakanlığı, çıkan her dergiden kütüphanelerini abone yapmalıdır ve her yeni yeni çıkan kitaptan en az 200-300 adet alarak yazar desteklemelidir, ideolojik yaklaşmadan adaletli olarak. Çünkü medeni dünya böyle yapıyor.

Son olarak Sanal dergiciliğe tekrar dönersek;
Amazon, books gibi dünyada birçok derginin sanal ve e dergiciliğe geçmiş olduğu söylense de, ülkemizde dergiler hem basılı olarak hem de bazı dergiler elektronik olarak da yayınlanmakta. Dergideki içerikler dijital olarak okuyucuyla PDF ortamında paylaşılıyor ve bu sayede kendi doğal arşivini oluşturmuş oluyorlar.

Biz de, Halk Edebiyatı Dergisi olarak, bu aydan itibaren sanal dergiciliğe geçtik.  Merak eden ve e dergimize abone olmak isteyen okuyucularımız buradan ulaşabilir.

Ha, bir de mekân tasavvurumuz vardı, Prof. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi. Rahmetlinin adına yakışır şekilde inşa edilmiş bir Külliye. Programdan sonra gezip gördük ve mekânın ihtişamı ile büyülendik adeta…
Çok geniş bir alan üzerine kurulu, içinin genişliği ve ferahlığıyla adeta bir külliyeyi içeren, Avrupa’dan da ödül almış, İstanbul’un yeni ilim irfan yuvası, Selçuklu mimarisini günümüze taşıyan, geleneksel değerler ile günümüzün modern teknolojileriyle donatılmış, kütüphaneleri, kıraathaneleri, etüd ve bilgisayar sınıfları, çocuk kulübü, sanat atölyeleri, seminer salonları ve camii ile kapsamlı bir kültür merkezi…
Bu harikulade eseri İstanbul’a ve Sancaktepelilere kazandıran yöneticileri kutluyorum, darısı aziz memleketimin her köşesine… Mehmet Ballı

 

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba