İntikamın Romanı: İkinci Bir Şans Yoktur
Mustafa Nurullah Celep

İntikamın Romanı: İkinci Bir Şans Yoktur

Bu içerik 640 kez okundu.

İntikamın Romanı: İkinci Bir Şans Yoktur

Sinan Ceylan’ın “İkinci Bir Şans Yoktur” adlı romanı, çocukluktan arkadaş olan üç iş adamının birbirlerine yönelik iç hesaplaşmalarını konu ediniyor.

Romanın baş kahramanı Tuğberk, iki arkadaşından da ihanet görüyor ve iş hayatında yalnız kalarak intikam duyguları içinde hareket ediyor.

Romanın ana duygu ögesi, intikamdır diyebiliriz.

İkinci Bir Şans Yoktur romanı, bireysel duygulardan hareketle yazılmış bir eser. Yani söz konusu romanın toplumsal bağlamı ve çerçevesinin fon olarak da olsa eserde yer almadığını görüyoruz. Eser, okuyucuya yazınsal iletiyi bireysel bazda vermekten yana işleyen bir roman. Esere, bir iç/dış hesaplaşma anlatısı, diyebiliriz. İş dünyasının iç işleyişindeki duygusal açmaz ve çıkmazlara odaklanan bir roman da demek mümkün. Bir intikamın romanı. Bir başka açıdan, intikamın yanı sıra intikam alındıktan sonraki yazgısal olana (Mahmut’un ölümü) Tuğberk’in intikam örgüsü ve örüntüsüne ilişkin bir müdahalesiyle de karşılaşıyoruz eserde. Yani yazgı’nın bir dahlinden bahsediyorum.

Kader, kişiye bırakılamayacak denli ciddi bir oluştur, mesajını sezinliyoruz eser boyunca. Kişioğlunun kendi çabasıyla örgüleyerek oluşturduğu bireysel kaderinin de üstünde bir kader vardır, mesajını eseri okuyup bitirdikten sonra hüzünlenerek okuyoruz.

Tuğberk de Mustafa da Mahmut da en nihayetinde kendi bireysel yazgıları ve yaşamsal gayretleri içinde, bir çıkmazın varagelinde hapsolmuş kişiliklerdir. Tuğberk de intikam duygusu içinde hareket ederken bireysel hırs ve duygulanımları ekseninde bir davranış biçimi belirliyor. Mustafa ve Mahmut da Tuğberk’e ihanet edip onu yalnız bırakırken bireysel çıkarları gereği bir duygusal tutum belirliyorlar. O zaman İkinci Bir Şans Yoktur romanı için şu çıkarımlarda bulunabiliriz:

İkinci Bir Şans Yoktur, seküler bir roman. Roman kişilerinin hayatlarının dünyeviliği anlamında bir sekülerlikten bahsediyorum. Yani hayat ve dünya karşısında, manevî/uhrevî bağlamda, burada insana dair bir olgunlaşmamışlıktan bahsediyorum. Kişioğlunun bu gelimli gidimli dünya hayatında, maneviyata ve değerlerimize bir yer vermeyişi anlamında bir dünyeviliktir kastım. Kişioğlunun, ölümün hüküm belirleyici olduğu bu kaypak evrende, kişisel duygularının esiri/tutsağı olması anlamında bir sekülerlikten bahsediyorum. Ruhun iç dehlizlerinde para kazanma hırsının kişioğlunu içler acısı hâllere bıraktığı anlamında bir maddîlikten bahsediyorum. İkinci Bir Şans Yoktur, bu anlamıyla manevî hasletlere dair bir roman değildir. Kişioğlu, maddî olanı belirleyici bir hareket zemini olarak kavradıktan sonra ölüm tarafından, ölüm cephesinden uyarılması, biçiminde de okudum Ceylan’ın romanını. Kişioğlu, her ne kadar bireysel yazgısını örgülemede ince bir titizlik içinde hareket etse de ölüm gerçeği ile mutlak surette karşılaşabileceğini de okuyoruz, bir romansal hakikat olarak..

Romansal hakikat evet, çünkü tüm bu açıklamaları yalnızca romanın içinde kalarak yapıyorum. Söz konusu eserde, bu romansal hakikate dair daha başka neler var, diye sorguladığımızda şunlarla karşılaşıyoruz:

-Kişioğlunun kendi aklına ve parasal gücüne çok fazla güvenmemesi gerektiğini, çünkü en nihayetinde (Mahmut’un ölümü) ölüm gerçeğinin onu içinde bulunduğu aklın kuyusundan, hırsın ve intikamın açmazlarından, duygunun karanlığından uyarıcı bir fişek gibi etkileyeceği bilgisini de ediniyoruz. Buradan da şu sonuca varıyoruz:

-İkinci Bir Şans Yoktur, edebî değerleri değilse de manevî-insanî değerleri olumsuzlayan bir roman. Bu bağlamda roman kişilerinin insanî bir bilgelikten yoksun olduğunu söyleyebiliriz. Tuğberk’in intikamını göz önünde bulundurduğumuzda, karakterlerin birbirlerine yönelik bir olgunluk içinde hareket etmediklerine tanıklık ediyoruz. Buna sebep, roman kişilerinin hareket zemini olarak duygularını esas aldıklarını, insanî değerler ekseninde davranmadıklarını gösterebiliriz.

Romanın teknik hususiyetlerine gelince; İkinci Bir Şans Yoktur, dil ve anlatım yönünden yalın, sade ve akıcı bir Türkçeyle kaleme alınmış bir roman. Anlatım bozuklukları neredeyse hiç yok. Anlatım tekniklerinden “özetleme” yönteminin sıklıkla kullanıldığını görüyoruz. Özellikle Tuğberk’in Mustafa ve Mahmut’tan alacağı intikama kadarki bölümler, hızlıca kaleme alınmış ve özetlenmiş. Yazarın burada özetleme tekniğini kullanırken biraz abartılı bir yazınsal tutum içinde hareket ettiğini düşünüyorum. Özetleme sürecinde olaylar, durumlar, kişiler ve nesneler birbiriyle teyellenirken “ayrıntı”nın büyük oranda kaybolduğunu görüyoruz. Oysa biz biliyoruz ki roman ayrıntı sanatıdır. Romanda zamansal ve uzamsal süreç boyunca ayrıntılı durumlara çok nadir olarak yer verilmiş. Bu da tabii romana hacim olarak yansımış. Yani roman, ayrıntıların birbirlerine örgülendiği çok boyutlu ve hacimli bir toplamdan yoksun kalmış.

İkinci Bir Şans Yoktur, psikolojik karakterde bir roman. Proleterlerin değil, burjuvaların dünyasından, duygu evreninden ve psikolojik ikliminden bize haber veren bir roman. Sayın Sinan Ceylan’a bir öneri olarak şunlar yazılabilir:

Eve ekmek götürme derdindeki Türk insanının psikolojik dünyasından okuyucuya seslenen bir romanın geniş kitleler nazarında nesnel karşılığının çok daha boyutlu olacağını, sıradan insanın dünyasına eğilmekle ruhsal anlamda zengin bir kaynakla karşılaşılabileceğini yazara hatırlatabiliriz. Bu noktada Kemal Tahir’in “yerli gerçeklerimize, Anadolu insanının gerçekliğine” dönmek şeklindeki uyarısını da hatırlamak yerindedir.

Burjuvaların kendi iç çatışmalarına dayalı olarak kurulan bu romanın, insanımızın mücadele içindeki yaşamında ne kadar karşılığının olacağı sorusu önemlidir. Aydın bir yazar olan Sayın Ceylan’ın bu konuya eğileceğini, bu yaşamsal alanı ihmal etmeyeceğini umuyorum.

Başarılar diliyorum.

Karasu, Kasım 2019.

Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba