Bütün Kadınların Kafası Karışıktır ~ Ece Temelkuran
Ayşe Ünsal

Bütün Kadınların Kafası Karışıktır ~ Ece Temelkuran

Bu içerik 1761 kez okundu.
"söz yoksa sürgün vardır. kaçarsın. nereye? en yalan yere"
"(..)
ellerimi cebime sokmalıyım bazen. cepsiz şeylere dayanamam. insan ellerini nereye koyacağını şaşırıyor. şaşırdıkça ellerimiz çoğalır. dikkat edin bir kez, mutlaka çoğalır."
"o okumaya başladığı zaman, benim de ceplerim sökülüyor. cepler, sanki fidelle iş birliği yapar gibi, durup durup sökülüyorlar. ellerimin çoğalması da çabası. sonra, çaylar getiriyorum ona, çaylar dökülüyor. çaylar döküldükçe ellerim çoğalıyor. ellerim çoğaldıkça yastıklar sırılsıklam."
" hiçbir zaman işe yarar bir adam olamadın ki Fidel. varsa yoksa virgüller, kenar çizgileri..."
"(...)çok eskiden, ellerim annemin ellerine benzemeden önce, 'her şey çok güzel olacak' derdim."
"birinin kendisini bir yere kapatması nedense diğerlerini pek korkutur. sanki dışarda kaldıklarına bozulurlar; onur meselesi yaparlar."
"duyarlılık senin sandığın gibi her olayda oturup ağlamak değildir."
"hiçbir şey beklemediğini söyleyenler en çok bekleyenlerdir aslında."
" en başından yorgun ve küsmüştük. biz, küsmüştük.
ne garip, oysa bir çoğumuzun adı çağrı, umut, barış, devrim, savaş veya özgürdü"
" biz ölünce- siz susuyorsunuz ya, biz ondan ölüyoruz işte- ölünce biz, karşısında durup susacağınız kimse olmayacak. silahlarınızla yalnız başınıza kalacaksınız"
"(...)düşün biraz, böyle olur hep. 'o' gider ve çoğalır tek kişilik sinema biletleri, aklın anımsattırdığı arkadaşlar ve bilimsel yayınlar.
kadın anlaşılmamış bir şaka gibi havada asılı. kadın hep, en önemli yerini unuttuğu komik bir öyküyü arar. aslında her öykü, bir tür terk edilmeyle başlar."
"(...)
o gün öldüm. artık hiçbir soruyu yanıtlayamayan bir gülümsemeydim.
sorusu olmayan bir yüz. acısız beyin.
her şey, karşısında gülümsenecek bir film gibi akıp gidiyordu.
ben, tam da istediğim gibi, orada öylece duruyordum. orada öylece durup, katillerden intikam bile almak istemiyordum. durmak ve gülümsemek. en sonunda bunu yapar insan. ne bağırmak, ne küfür etmek.
yenilmekle uzlaşmak arasındaki yerdedir delilik.
delirdiğinizde herkes, artık mutlu olduğunuzu, her şeyin düzeldiğini sanır. düzelmiştir de bir bakıma. çünkü unutmuşsunuzdur.
böyle bir delilik, hastalık değildir. bu delilik, insan üzerinde işlenen suçların sonucudur.
ve suçlar hiçbir zaman kanıtlanamaz. gizlenmemiştir, bu yüzden ortaya çıkarılmaz.
kimse cezalandırılmaz. suçlu olanlara hiçbir zaman suçlarını gösteremeyiz.
suçları yine mahkumlar dinler ve dinledikçe yeni acılar çekerler.
acı, yine acı çekme yeteneği olanlara düşer. yine dinleyenler duyacaktır.
işte öyküler, bu yüzden hep biraz yanlış adrese gider..."
"(...)
hani bazen olur ya, ağlamak yetmez. ağlamanın hiçbir türlüsü yetmez.
bağırmak da yetmez. çekip gitmeye bile gerek yoktur.
garip bir gülme kaplar göğsünüzü.
çünkü acı öyle büyüktür ki, bedeninizi kaplar, bedeniniz acı olur.
acı yabancı değildir, batmaz, gülersiniz. gülüyorum.
bütün gizlenmiş, yatıştırılmış, bütün yasaklanmış gülmelerimi gülüyorum."
" 'yaşamak, eskimektir' dediğim ilk gün, beklenmedik bir şey olmayacağını da fark etmiştim.
belki biraz daha iyi, belki biraz daha kötü.
ama hiçbir zaman beklenmedik değil. insan, bekler çünkü tetiktedir.
beklemediğini söyleyenlerse, en çok bekleyenlerdir.
.
"ben mi? ben, gündüz uykularından," ben burada değilim aslında" diye uyanan biriyim."
"bir gün bir anda, bazı kızgınlıklarını unuttuğunun farkına varacaksın.
artık pek düşünmediğini, çünkü artık bildiğini anlayıp, ellerini bir klarnet taksimi gibi uzatacaksın, hala kafan karışık olacak.
ama artık bunu seveceksin, sevmelisin de. çünkü...
kadınsın...
...bir çiçeğin yanından geçer gibi yaşamalıyız aslında.''
 
 
Ece Temelkuran
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba