En İyi Erkek Giyotinde Can Versin - Nesrin Göçtürk Kaya
Cihat Albayrak

En İyi Erkek Giyotinde Can Versin - Nesrin Göçtürk Kaya

Bu içerik 846 kez okundu.
Metropolde Bir Kadının Sessiz Çığlığı’na Uzanan Geç Kalmış Bir Yardım Eli
En İyi Erkek Giyotinde Can Versin
Nesrin Göçtürk Kaya
Yakamoz Yayınları / Sonsuz Kitap
Şubat 2009 / İstanbul
231 Sayfa
 
‘Sevgi bahçemin en güzel çiçeği, torunum Nazlıcan’a…’ diye, kitabını torununa ithaf ederek başlıyor Nesrin Hanım öykülerini okuruyla paylaşmaya.
Kitap ‘İlk Söz’ ile bizi karşılıyor ve ilerleyen sayfalarda 5 ayrı öykü ile baş başa bırakıyor bizi. ‘İlk Söz’ünde Kaya, öykülerini doğuran fikri yapısını, coğrafyasını paylaşıyor bizimle ve birçok okur ve eleştirmenin de katıldığı üzere, en etkili kaleme alınmış satırları bu bölümde buluyoruz. Kadın – erkek eşit(siz)liğinin ‘olan ve olması gereken’ gibi artık (ve hala) kutuplaşmış yapısından bahsediyor film kareleri gibi her cümlesini gündelik hayatın en gerçek anlarından damıtarak. Sitemlerinde yerden göğe kadar haklı Nesrin Hanım, ‘Yüzyılımızda hala bu manzaralar devam etmekte… Kadın kimlik arayışını hala tüm gücüyle sürdürmekte…’ O kadar sahici karakterler, bize hiç de yabancı durmayan o kadar çok davranış sergiliyor ki bu paralellikte, kadının kimlik arayışının biteviye hala devam ettiğini kanıtlar nitelikte…
Öyküler arasında kimi zaman dakikalarca kitabın bize sunduğu alternatif bir boyutta soluklanıp, kendimizi sorgulamamız, öz muhasebemizi yapmamız kaçınılmaz oluyor.
‘Dünyaya gelen her canlı yaşam hakkına sahiptir. Kimse bu yaşam hakkını, o canlının elinden keyfen alma hakkına sahip değildir! Bilinci oluşan her insan (erkek-kadın ayırmaksızın) kendi seçtiği yaşam biçimini yaşama hakkına sahiptir. Kimse; kaba kuvvetle, baskıyla veya öldürmekle bu gerçeği değiştiremez.’
Altının önemli çizilmesi gereken bir ifade zihnimde, ilk okuduğum günden bu yana yer etmekte. ‘Kimse, ...öldürmekle bu gerçeği değiştiremez!’ Burada, ‘öldürmekle’ sözcüğü oldukça güçlü bir ifadeye zemin hazırlamış ve yarın tamamen bilinçli bir seçiminin eseri olduğunu, bu gerçeğin ‘öldürmekle’ hakikaten değişmediğini öykülerinde ölümlerinin sonuçlarına şahit olduğumuz birçok kadın karakterin varlığı ile anlıyoruz.
Kitaba adını veren ‘En İyi Erkek Giyotinde Can Versin’ sunulan ilk öykü… İlk olarak Jean Christophe Grange’da, sonrasında, yakın zamanda Elif Şafak’ın Aşk adlı romanında gördüğüm kurgu ile oluşturulmuş bir öykü bu. Öykü, bir sebep, bir de sonuç olarak kategorize edebileceğimiz, öykü zamanının başının ve sonunun birer bölümler halinde ardı ardına dizilmesiyle oluşuyor.
‘Bil bakalım ben kimim?’
‘Ronahi… Benem aydınlığımsan!’
Kitabı okurken aldığım notlardan bazılarını yazıma dahil etmek istiyorum…
* Nevin karakteri N.G.K.! Yazarın sesini duyuyoruz Nevin’de. Onun aracılığıyla konuşuyor öyküsünde bizimle.
* Yazar, karakterlerin hemen hepsini itina ile tanıtıyor bize. Her birine apayrı bir önem veriyor, ciddiye alıyor. Temsil ettikleri değerleri yerinde vurguluyor, simgelerle zenginleştiriyor tanımlarını.
* Köy hayatını, çevresini, köyde insan yaşamını, ilişkilerini iyi biliyor, iyi anlatıyor.
* ‘… anaların gaderi gızarının çeyizidir, yazgısıdır… acıların gapısı yok ki gapatıp çekek de gidek…’
* ‘… kendi dilinde konuşuyor…’ Birçok kez aynı ifade kullanılıp, ‘kendi dilini’ deniyor. Yazar, dilin hangi dil olduğunu belirtmeliydi. Bu kullanım, sanki yazarın ‘o kendi dil’i küçümsediğini, dikkate almadığını ya da belirtmekten özellikle kaçındığını gösteriyor gibi duruyor.
* ‘Davacıyım Ya Rabbim’ adlı öyküsünden bir not:
‘Bacımın çocuk bedenini asılı buldular dilek ağacında… Sonunda asmıştı kendisini, kabul olmayan duaların sırıttığı dalların arasına… Dilek ağacından da davacıyım Ya Rabbi!’
Nesrin Hanım’ın öykülerinin en dikkat çeken yanı, oldukça sahici durmaları… Yani okur olarak sizi etkilemek için kurgulanan yaşantılar yahut duygusallığınızı değerlendirmelerinize katmanız için ağdalı ifadelere başvurmak yok. ‘Böylesi ancak filmlerde olur’ dedirtmeyen yaşantılar okuyorsunuz ve etkileniyorsunuz. Herhangi bir filmden etkilenmek gibi değil bu; bir çığlık tırmalıyor kulaklarınızı. Bir sorunun varlığı sizi ‘artık’ ciddi manada rahatsız ediyor.
Farkındalıklarınızın kadar farkındasınız?
Biz zamanın ne kadar geçtiğini takvimlerden öğrenirken, dünyanın hiç bilemediğimiz, tanımadığımız yerlerinde milyarlarca insan, zamanın bölünmüş en küçük anlarında geçmek bilmeyen dakikalarda, bizim hayal bile edemeyeceğimiz sorunlarla uğraşıyordur. Milyarlarca insanı mutlu eden milyarlarca güzel neden ve aynı sayıda insanı, öteki kutupta mutsuz eden aynı sayıda neden vardır ve biz bihaber nefes alıp veriyoruzdur. Milyonlarca insanın sesini, çığlığını duymadan, sağır kimliklerimizle metropollerde; yapayalnız! Gülmek ya da ağlamak için bizim de her gün taptaze bir nedenimiz bırakılmıştır kapımıza bir postacı tarafından. Kaderin bize sunacağına inanırız var oluş sürecimizi; benliğimizi. Mutlu etmek için hiçbir nedenimiz yoktur artır. Unutmuşuzdur; mutlu etmek için çabalamadığımız insanlar, bizi mutlu etmelerini bekleyebileceğimiz, mutluluk hayallerimizi adayabileceğimiz insanlardır. Gözyaşlarımızı kurutmanın en güzel yolu, etrafımızdaki gözyaşlarını fark etmemizden geçiyor.
Empati kurabilmekten!
Bir empati harikası olan bu kitap için yazarı kutluyorum ve zihinlerimiz bizlere oyunlarını oynamadan evvel kendisinin daha bir dizi kitap yazmasını diliyorum.
Yazar Hakkında:
Yaratılanı severim yaratandan ötürü.... 1978 yılından bu yana çeşitli dergi ve gazetelerde yazılarım yayınlandı. İ.Ü İletişim fakültesine başlayan oğlumla birlikte okudum. Oğlum diploma alırken bende Maltepe Olay Gazetesinde halkla ilişkilerde işe başladım. Köşe yazıları da yazdığım gazetemden evliliğim nedeniyle ayrıldım. Beş yıllık emeğim olan ilk romanım Metropolde bir kadının sessiz çığlığı 16/Ocak/2007 de yakamoz yayınları Sonsuz kitap tarafından piyasaya çıktı. İkinci romanım En iyi erkek giyotinde can versin yine Yakamoz yayınevi tarafından 30 ocak 2009 tarihinde piyasaya çıktı. 06 Şubat 2009 da Olay gazetesinin düzenlediği ödül gecesinde iz bırakanlar arasına girip ödül aldım. Edebiyata aşık birisi olarak okumaktan ve yazmaktan hiç vazgeçmedim. Öğrendiğim her bilgi, birikimlerime eklenmeye devam ediyor. Şu anda üçüncü romanımın hazırlıklarıyla ilgilenirken saygın bulduğum edebiyat siteleriyle de yazdıklarımı paylaşıyorum.
Sevgiyle:)) N.G.Kaya
 

Cihat Albayrak

DİĞER YAZILAR
Sen de yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
Candan Erçetin Okuduğu Kitapları Listeledi
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba
2018’e Anatolian Sopranos İle Görkemli Merhaba